-
- Katılım
- 1 May 2020
-
- Mesajlar
- 17,826
-
- Çözümler
- 1
-
- Tepkime puanı
- 48,472
-
- Puan
- 113
Dr. Nurullah İRVEN:
"İran İsrail ABD savaşının ardından İslam aleminde cereyan eden elim olayları Şeyh Edebali’nin o vakur ve sarsıcı edasıyla yeniden yoğuralım. Zira devletin bekası, sadece bir yönetim meselesi değil, namusun ve neslin muhafazasıdır.
Devlet Adabına ve Bekasına Dair Bir İkaz:
Ey Oğul!
"İyi dinle ki kalbin mühürlenmesin, zihnin gaflete düşmesin.
Tarih denilen o devasa ayine, ibret almayanlar için bir hüsran sahnesidir.
Bakıp da görmediğin o topraklara, Saddam’ın Irak’ına, Kaddafi’nin Libya’sına iyi nazar eyle...
Başsız Gövde, Sahipsiz Vatan..
Ey Oğul! Başındaki yönetici her ne kusurla malul olursa olsun, sakın ola onu düşmanın eline meze etme! Zira hükümdar, bir çadırın orta direği gibidir; o direk çökerse çadır sadece senin üzerine değil, namusun ve evladının üzerine yıkılır.
Başındakini sevmesen de, makamına ve temsil ettiği birliğe sahip çıkmalısın. Çünkü sen kendi evini içeriden onarmazsan, kapıyı dışarıdan vuranın insafı olmaz.
Düşmanın "Özgürlük" Masalı
Düşman kapıya "hürriyet" vaadiyle gelir ama heybesinde kan ve haysiyetsizlik taşır.
Irak’ın sokaklarına bak! Binlerce ananın feryadı göğe yükseldi. Müstevli (işgalci) postalı toprağına değdiği an, ne hukuk kalır ne de mukaddesat. Nitekim orada binlerce kadın Amerikan askerlerince hamile bırakıldı... Dahasını sen düşün...
Kendi eliyle liderini devirenler, düşman askerinin elinde oyuncak olan evlatlarını izlemek zorunda kaldılar.
Unutma; düşmanın getirdiği bahar, vatanın kışından daha soğuktur.
Namus ve Nesil Emniyeti
Binlerce kadının gözyaşı, işgalci kirinin bulaştığı o masum bedenler bize tek bir hakikati haykırıyor:
Devleti olmayanın, namusu emanette/güvende değildir.
Kendi otoriteni zayıflatırsan, düşman gelir senin sofrana oturur, iffetine el uzatır, çocuklarının geleceğini kılıçtan geçirir.
"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" demiştik ama bilesin ki;
"Devleti koru ki namusun payidar kalsın!"
Nasihatim odur ki:
İçindeki kavgayı kapının eşiğinde bırak.
Birliğine kasteden nifak tohumlarına su verme.
Kendi fırtınanda boğulmak, elin limanına sığınmaktan evladır.
Rabbim bizi vatansız, bayraksız bırakmasın... Amin..."
"İran İsrail ABD savaşının ardından İslam aleminde cereyan eden elim olayları Şeyh Edebali’nin o vakur ve sarsıcı edasıyla yeniden yoğuralım. Zira devletin bekası, sadece bir yönetim meselesi değil, namusun ve neslin muhafazasıdır.
Devlet Adabına ve Bekasına Dair Bir İkaz:
Ey Oğul!
"İyi dinle ki kalbin mühürlenmesin, zihnin gaflete düşmesin.
Tarih denilen o devasa ayine, ibret almayanlar için bir hüsran sahnesidir.
Bakıp da görmediğin o topraklara, Saddam’ın Irak’ına, Kaddafi’nin Libya’sına iyi nazar eyle...
Başsız Gövde, Sahipsiz Vatan..
Ey Oğul! Başındaki yönetici her ne kusurla malul olursa olsun, sakın ola onu düşmanın eline meze etme! Zira hükümdar, bir çadırın orta direği gibidir; o direk çökerse çadır sadece senin üzerine değil, namusun ve evladının üzerine yıkılır.
Başındakini sevmesen de, makamına ve temsil ettiği birliğe sahip çıkmalısın. Çünkü sen kendi evini içeriden onarmazsan, kapıyı dışarıdan vuranın insafı olmaz.
Düşmanın "Özgürlük" Masalı
Düşman kapıya "hürriyet" vaadiyle gelir ama heybesinde kan ve haysiyetsizlik taşır.
Irak’ın sokaklarına bak! Binlerce ananın feryadı göğe yükseldi. Müstevli (işgalci) postalı toprağına değdiği an, ne hukuk kalır ne de mukaddesat. Nitekim orada binlerce kadın Amerikan askerlerince hamile bırakıldı... Dahasını sen düşün...
Kendi eliyle liderini devirenler, düşman askerinin elinde oyuncak olan evlatlarını izlemek zorunda kaldılar.
Unutma; düşmanın getirdiği bahar, vatanın kışından daha soğuktur.
Namus ve Nesil Emniyeti
Binlerce kadının gözyaşı, işgalci kirinin bulaştığı o masum bedenler bize tek bir hakikati haykırıyor:
Devleti olmayanın, namusu emanette/güvende değildir.
Kendi otoriteni zayıflatırsan, düşman gelir senin sofrana oturur, iffetine el uzatır, çocuklarının geleceğini kılıçtan geçirir.
"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" demiştik ama bilesin ki;
"Devleti koru ki namusun payidar kalsın!"
Nasihatim odur ki:
İçindeki kavgayı kapının eşiğinde bırak.
Birliğine kasteden nifak tohumlarına su verme.
Kendi fırtınanda boğulmak, elin limanına sığınmaktan evladır.
Rabbim bizi vatansız, bayraksız bırakmasın... Amin..."