-
- Katılım
- 1 May 2020
-
- Mesajlar
- 17,755
-
- Çözümler
- 1
-
- Tepkime puanı
- 48,372
-
- Puan
- 113
Birçok arkadaşımızın muzdarip olduğu bir konuyu gündeme getirmek istiyorum.
Konu: İnsanların paralarıyla zengin olma hayali kuranlara bir uyarı:
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
مَن سَأَلَ النَّاسَ أمْوالَهُمْ تَكَثُّرًا، فإنَّما يَسْأَلُ جَمْرًا فَلْيَسْتَقِلَّ، أوْ لِيَسْتَكْثِرْ.
Her kim insanların mallarını kendi malını artırmak için isterse cehennemdeki ateşi istemiş olur. Buna razıysa ister çok istesin ister az istesin!
Müslim, Kitabu'z Zekat, 105.
Adam altın alıp para kazanmak istiyor ama parası yok! Ne yapıyor? Nazının geçtiği kişilerden borç para alıyor. Onunla altın alıyor. Altın yükseliyor. Yükselen altından para kazanıyor ama sermaye arkadaşına, iş arkadaşına, kardeşine, ablasına, dostuna ait! Kar ise kendisine ait.
Adam iyi bir ticaret malı buluyor. İyi bir kar edeceğini anlıyor. Yine yakınlarından borç para alıyor. Onunla mal alıyor. Malı satıyor, kazanç elde ediyor ama borç aldığı kişiye bundan bahsetmiyor. Çok önemli bir ihtiyacı varmış gibi borç istiyor.
Adam milletin parasıyla hisse senedi alıyor. Aylarca parayı hisse senedinde tutuyor. Az veya çok para kazanıyor. Borç aldığı kimselere bunu söylemiyor. Para kazanıyor ama borç aldığı kişiye yalan yanlış beyanatta bulunuyor.
Şunu yapan bile var. Satmak ve kar için uygun bir araba buluyor. Ama parası yok ya da eksik. Çevresinden borç para alıyor. Araba alacağından bahsetmiyor. Bir ihtiyacı varmış gibi para istiyor. Para veriyorsunuz ama bir işini gördüğünüzü zannediyorsunuz. Fakat arkadaşınız o parayla araba alıyor, kar ederek satıyor, sonra canı isterse verdiğiniz parayı ödüyor. Yaptığı ticaretten bahsetmiyor bile. Sonradan öğreniyorsunuz ya da ağzından kaçırıyor.
Bu amaçlarla borç almak caiz değildir. Bu amaçlar için borç isteyene borç verme sorumluluğu yoktur.
Karısının kolunda on tane altın olan adam bile utanmadan "hocam, senin hanımın iki altını var. Borç verebilir misiniz?" diyebiliyor. Kendi altınlarını riske atmak istemiyor.
Adam 2-3 milyonluk arabaya biniyor. Anca uzun vadede ödeyebileceği bir miktar paraya ihtiyacı oluyor. Arabasını satıp uygun fiyatlı bir arabaya binerek kendi ihtiyacını kendisi karşılamak yerine senden Türk lirası cinsinden borç istiyor ya da evinde kıt kanaat biriktirdiğin üç çeyrek altını borç istiyor. İki yıl sonra ödeyebilirmiş!
Evi var. Evini satıp daha büyük, konforlü bir eve geçmek istiyor. Borç para istiyor. Kimden? Kirada oturup ev almak için para biriktiren yakınından. Ödeme ne zaman? Beş yıl sonra... Ya da ne zaman isterse...
Örnekler çok. On tane ayakkabısı var. Yenisini almak için 1000-2000 lira borç istiyor. Ondan sonra işin yoksa 1000 liranı iste bakalım!
Telefonunu son model telefon ile değiştirmek için borç isteyenler de tatile çıkmak için arkadaşının üç beş bin lirasına göz dikenler de az değil maalesef!
Her kim insanların mallarını kendi malını artırmak için isterse cehennemdeki ateşi istemiş olur. Buna razıysa ister çok istesin ister az istesin
Murat Padak
Konu: İnsanların paralarıyla zengin olma hayali kuranlara bir uyarı:
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
مَن سَأَلَ النَّاسَ أمْوالَهُمْ تَكَثُّرًا، فإنَّما يَسْأَلُ جَمْرًا فَلْيَسْتَقِلَّ، أوْ لِيَسْتَكْثِرْ.
Her kim insanların mallarını kendi malını artırmak için isterse cehennemdeki ateşi istemiş olur. Buna razıysa ister çok istesin ister az istesin!
Müslim, Kitabu'z Zekat, 105.
Adam altın alıp para kazanmak istiyor ama parası yok! Ne yapıyor? Nazının geçtiği kişilerden borç para alıyor. Onunla altın alıyor. Altın yükseliyor. Yükselen altından para kazanıyor ama sermaye arkadaşına, iş arkadaşına, kardeşine, ablasına, dostuna ait! Kar ise kendisine ait.
Adam iyi bir ticaret malı buluyor. İyi bir kar edeceğini anlıyor. Yine yakınlarından borç para alıyor. Onunla mal alıyor. Malı satıyor, kazanç elde ediyor ama borç aldığı kişiye bundan bahsetmiyor. Çok önemli bir ihtiyacı varmış gibi borç istiyor.
Adam milletin parasıyla hisse senedi alıyor. Aylarca parayı hisse senedinde tutuyor. Az veya çok para kazanıyor. Borç aldığı kimselere bunu söylemiyor. Para kazanıyor ama borç aldığı kişiye yalan yanlış beyanatta bulunuyor.
Şunu yapan bile var. Satmak ve kar için uygun bir araba buluyor. Ama parası yok ya da eksik. Çevresinden borç para alıyor. Araba alacağından bahsetmiyor. Bir ihtiyacı varmış gibi para istiyor. Para veriyorsunuz ama bir işini gördüğünüzü zannediyorsunuz. Fakat arkadaşınız o parayla araba alıyor, kar ederek satıyor, sonra canı isterse verdiğiniz parayı ödüyor. Yaptığı ticaretten bahsetmiyor bile. Sonradan öğreniyorsunuz ya da ağzından kaçırıyor.
Bu amaçlarla borç almak caiz değildir. Bu amaçlar için borç isteyene borç verme sorumluluğu yoktur.
Karısının kolunda on tane altın olan adam bile utanmadan "hocam, senin hanımın iki altını var. Borç verebilir misiniz?" diyebiliyor. Kendi altınlarını riske atmak istemiyor.
Adam 2-3 milyonluk arabaya biniyor. Anca uzun vadede ödeyebileceği bir miktar paraya ihtiyacı oluyor. Arabasını satıp uygun fiyatlı bir arabaya binerek kendi ihtiyacını kendisi karşılamak yerine senden Türk lirası cinsinden borç istiyor ya da evinde kıt kanaat biriktirdiğin üç çeyrek altını borç istiyor. İki yıl sonra ödeyebilirmiş!
Evi var. Evini satıp daha büyük, konforlü bir eve geçmek istiyor. Borç para istiyor. Kimden? Kirada oturup ev almak için para biriktiren yakınından. Ödeme ne zaman? Beş yıl sonra... Ya da ne zaman isterse...
Örnekler çok. On tane ayakkabısı var. Yenisini almak için 1000-2000 lira borç istiyor. Ondan sonra işin yoksa 1000 liranı iste bakalım!
Telefonunu son model telefon ile değiştirmek için borç isteyenler de tatile çıkmak için arkadaşının üç beş bin lirasına göz dikenler de az değil maalesef!
Her kim insanların mallarını kendi malını artırmak için isterse cehennemdeki ateşi istemiş olur. Buna razıysa ister çok istesin ister az istesin
Murat Padak
