Kıymetli dostlar, bugün bir "not" düşelim istedim şu sanal dünyaya; belki bir kalbe değer, bir evladın yetişmesine vesile olur.
Harvard Üniversitesi’nde 1938 yılında, yani tam 85 sene evvel bir araştırma başlıyor. İnsan ömrünü, çocukluktan kabre kadar takip eden, "İnsanı gerçek manada ne mutlu ve başarılı kılar?" sualine cevap arayan devasa bir çalışma bu.
Dile kolay; beyin taramalarından banka hesaplarına, aile saadetinden çekilen acılara kadar her şey mikroskop altına alınıyor.
85 yılın sonunda ortaya çıkan hakikat, bugün modern dünyanın "başarı" diye sunduğu her şeyi yerle bir ederken, bizim kadim "fıtrat" ve "hizmet" lisanımızı ayan beyan teyit ediyor.
Başarı IQ’da Değil, Bir Süpürge Sapında Gizliymiş!
İlim ehli hayretler içinde kaldı; zira yetişkinlikteki büyük başarıların sırrı ne zengin bir ailede doğmakta, ne yüksek notlarda, ne de üstün zekâda (IQ) gizliydi. Başarının en büyük anahtarı, o çocuk yaşta yapılan "ev işleri" çıktı!
Çöpü atmak, sofrayı kurmak veya bulaşıkları kurulamak... Bizim "aman çocuğum yorulmasın, dersine çalışsın" diyerek elinden aldığımız o bez parçası, meğer o çocuğun ruhunu ve dimağını inşa eden en büyük mürebbîymiş.
Dünyanın Mihveri "Ben" Değilmişim!
Araştırmanın "Katkı Etiği" dediği şeye, biz irfan geleneğimizde "Hasbilik" ve "Hizmet Eri Olmak" diyoruz.
Bir çocuk eline süpürgeyi aldığında veya sofraya tuzu getirdiğinde, lisan-ı haliyle şunu öğreniyor:
"Dünya sadece benim etrafımda dönmüyor. Ben bu kâinatın, bu ailenin, bu nizamın bir parçasıyım. Benim bir vazifem var ve benim emeğim başkalarına huzur veriyor."
İşte bu şuur, evladı;
Kendi kendine iş gören (girişimci),
Başkasının emeğine hürmet eden (empati sahibi),
Arzularını frenleyebilen (sabır ve metanet ehli) gönül ve irfan ehli bir şahsiyete dönüştürüyor.
Helikopter Ebeveynlik mi, Fıtrat Düşmanlığı mı?
Şimdi modern zamanların "helikopter ebeveynleri" çıktı; çocuğunun üzerinde pervane olan, ona tek bir toz kondurmayan, her zorluğu onun önünden temizleyen... Harvard’ın bu çalışması aslında bir ihtar-ı ilahidir: "Çocuğunuzu sıkıcı görünen işlerden korurken, aslında onu hayatın içindeki başarısından ve insanlık şerefinden mahrum bırakıyorsunuz!"
Aziz dostlar, tefekkür edelim:
Bizim medeniyetimiz "Halka hizmet, Hakk’a hizmettir" derken, Batı ancak 85 yılda "Ev işi yapmak çocuğu başarılı kılar" noktasına gelebildi. Bilim, döne dolaşa yine fıtratın kapısına dayandı.
Mesele aslında çok berrak: Bizim büyüklerimiz 'Emeğin olmadığı yerde yemek, hizmetin olmadığı yerde hürmet olmaz' diye boşuna dememişler. Elin oğlu bin dereden su getirip, onlarca yıl araştırma yapıp nihayet bizim 'hizmet' dediğimiz hakikate ancak uyanabildi. Görüyorsunuz ya; bilim hangi yola saparsa sapsın, sonunda dönüp dolaşacağı yer yine o ezeli ve ebedi fıtrat limanıdı
O halde evladınıza daha çok "eğitici oyuncak" alıp zihnini materyalle doldurmak yerine; eline bir süpürge verin, önüne bir toz bezi koyun. Bırakın evdeki o küçük nizamın parçası olsun. Zira o bez parçasıyla aslında sadece tozu değil, yarın nefsinin önüne geçecek o devasa "benlik" kibirini de siliyor.
Netice-i kelam: Bilim bir kez daha şehadet ediyor ki; İslam’ın emrettiği o "hizmet ve sorumluluk" ahlakı, insanı hem dünyada hem ukbada saadete erdirecek tek yoldur.
Rabbim bizleri ve evlatlarımızı, hizmeti nimet bilenlerden eylesin.
........................
Kaynak:Harvard Yetişkin Gelişimi Çalışması (Grant Çalışması) ve Julie Lythcott-Haims (Yetişkin Yetiştirme Nasıl Yapılır).
. Harvard Yetişkin Gelişimi Çalışması (Grant Study)
Bu çalışma dünyanın en uzun süreli mutluluk araştırmasıdır. Metinde geçen "başarının çocukluktaki ev işlerine bağlı olması" bulgusu, bu çalışmanın bir parçası olan ve George Vaillant tarafından yönetilen analizlerde sıkça vurgulanmıştır. Araştırmacılar, çocukken sorumluluk alanların yetişkinlikte daha iyi iş birliği kurduğunu ve daha dayanıklı olduğunu bilimsel verilerle ortaya koymuşlardır.
2. Julie Lythcott-Haims
"Yetişkin Yetiştirme Nasıl Yapılır" (How to Raise an Adult) kitabının yazarıdır ve kendisi eski bir Stanford Dekanıdır. Lythcott-Haims, kitabında ve meşhur TED konuşmasında doğrudan bu Harvard çalışmasına atıfta bulunur. Meşhur sözü şöyledir:
"Çocukların bulaşık yıkaması veya çöpü atması, onların 'hayatın devam etmesi için yapılması gereken işler var ve ben de bunun bir parçasıyım' demesini sağlar."
Harvard Üniversitesi’nde 1938 yılında, yani tam 85 sene evvel bir araştırma başlıyor. İnsan ömrünü, çocukluktan kabre kadar takip eden, "İnsanı gerçek manada ne mutlu ve başarılı kılar?" sualine cevap arayan devasa bir çalışma bu.
Dile kolay; beyin taramalarından banka hesaplarına, aile saadetinden çekilen acılara kadar her şey mikroskop altına alınıyor.
85 yılın sonunda ortaya çıkan hakikat, bugün modern dünyanın "başarı" diye sunduğu her şeyi yerle bir ederken, bizim kadim "fıtrat" ve "hizmet" lisanımızı ayan beyan teyit ediyor.
Başarı IQ’da Değil, Bir Süpürge Sapında Gizliymiş!
İlim ehli hayretler içinde kaldı; zira yetişkinlikteki büyük başarıların sırrı ne zengin bir ailede doğmakta, ne yüksek notlarda, ne de üstün zekâda (IQ) gizliydi. Başarının en büyük anahtarı, o çocuk yaşta yapılan "ev işleri" çıktı!
Çöpü atmak, sofrayı kurmak veya bulaşıkları kurulamak... Bizim "aman çocuğum yorulmasın, dersine çalışsın" diyerek elinden aldığımız o bez parçası, meğer o çocuğun ruhunu ve dimağını inşa eden en büyük mürebbîymiş.
Dünyanın Mihveri "Ben" Değilmişim!
Araştırmanın "Katkı Etiği" dediği şeye, biz irfan geleneğimizde "Hasbilik" ve "Hizmet Eri Olmak" diyoruz.
Bir çocuk eline süpürgeyi aldığında veya sofraya tuzu getirdiğinde, lisan-ı haliyle şunu öğreniyor:
"Dünya sadece benim etrafımda dönmüyor. Ben bu kâinatın, bu ailenin, bu nizamın bir parçasıyım. Benim bir vazifem var ve benim emeğim başkalarına huzur veriyor."
İşte bu şuur, evladı;
Kendi kendine iş gören (girişimci),
Başkasının emeğine hürmet eden (empati sahibi),
Arzularını frenleyebilen (sabır ve metanet ehli) gönül ve irfan ehli bir şahsiyete dönüştürüyor.
Helikopter Ebeveynlik mi, Fıtrat Düşmanlığı mı?
Şimdi modern zamanların "helikopter ebeveynleri" çıktı; çocuğunun üzerinde pervane olan, ona tek bir toz kondurmayan, her zorluğu onun önünden temizleyen... Harvard’ın bu çalışması aslında bir ihtar-ı ilahidir: "Çocuğunuzu sıkıcı görünen işlerden korurken, aslında onu hayatın içindeki başarısından ve insanlık şerefinden mahrum bırakıyorsunuz!"
Aziz dostlar, tefekkür edelim:
Bizim medeniyetimiz "Halka hizmet, Hakk’a hizmettir" derken, Batı ancak 85 yılda "Ev işi yapmak çocuğu başarılı kılar" noktasına gelebildi. Bilim, döne dolaşa yine fıtratın kapısına dayandı.
Mesele aslında çok berrak: Bizim büyüklerimiz 'Emeğin olmadığı yerde yemek, hizmetin olmadığı yerde hürmet olmaz' diye boşuna dememişler. Elin oğlu bin dereden su getirip, onlarca yıl araştırma yapıp nihayet bizim 'hizmet' dediğimiz hakikate ancak uyanabildi. Görüyorsunuz ya; bilim hangi yola saparsa sapsın, sonunda dönüp dolaşacağı yer yine o ezeli ve ebedi fıtrat limanıdı
O halde evladınıza daha çok "eğitici oyuncak" alıp zihnini materyalle doldurmak yerine; eline bir süpürge verin, önüne bir toz bezi koyun. Bırakın evdeki o küçük nizamın parçası olsun. Zira o bez parçasıyla aslında sadece tozu değil, yarın nefsinin önüne geçecek o devasa "benlik" kibirini de siliyor.
Netice-i kelam: Bilim bir kez daha şehadet ediyor ki; İslam’ın emrettiği o "hizmet ve sorumluluk" ahlakı, insanı hem dünyada hem ukbada saadete erdirecek tek yoldur.
Rabbim bizleri ve evlatlarımızı, hizmeti nimet bilenlerden eylesin.
........................
Kaynak:Harvard Yetişkin Gelişimi Çalışması (Grant Çalışması) ve Julie Lythcott-Haims (Yetişkin Yetiştirme Nasıl Yapılır).
. Harvard Yetişkin Gelişimi Çalışması (Grant Study)
Bu çalışma dünyanın en uzun süreli mutluluk araştırmasıdır. Metinde geçen "başarının çocukluktaki ev işlerine bağlı olması" bulgusu, bu çalışmanın bir parçası olan ve George Vaillant tarafından yönetilen analizlerde sıkça vurgulanmıştır. Araştırmacılar, çocukken sorumluluk alanların yetişkinlikte daha iyi iş birliği kurduğunu ve daha dayanıklı olduğunu bilimsel verilerle ortaya koymuşlardır.
2. Julie Lythcott-Haims
"Yetişkin Yetiştirme Nasıl Yapılır" (How to Raise an Adult) kitabının yazarıdır ve kendisi eski bir Stanford Dekanıdır. Lythcott-Haims, kitabında ve meşhur TED konuşmasında doğrudan bu Harvard çalışmasına atıfta bulunur. Meşhur sözü şöyledir:
"Çocukların bulaşık yıkaması veya çöpü atması, onların 'hayatın devam etmesi için yapılması gereken işler var ve ben de bunun bir parçasıyım' demesini sağlar."