
Sevgili Lily Bloom,
Senin videolarını internette ilk gördüğümde ilk aşkın ile başlayıp sonra tekrar ilk aşkınla bitmesi gibi bir algı oluşmuştu. Ama sen bundan daha derin ve özel bir hikayeydin. Film boyunca sakin hikayeni herkes sevemez. Eğer şiddet ortamında büyümüş bir çocuksan, hele ki bu şiddet annen ve baban arasında meydana gelip sana kadar sıçrayan bir durumsa yetişkin olduğunda usulca hareket eden bir insana dönüşürsün. Sessiz seversin, karşı çıkışların kısık seslidir. Özlemlerinin ayakları sessiz basar yere. Bilirim. Tamda bana göre böyle bir karakterdin. Her ne kadar film ilk aşk ve son aşk gibi lanse edilsede annen ile başlayan döngünü çocuğun ile kırmayı başardın.
Bazen geçmişte yaşadıklarını itersin beyninin arka taraflarına. Unutmuş gibi yaparsın ta ki bir an gelip seni yakalayana kadar. Pandoranın kutusu gibi bütün kötülükler gün yüzüne çıkar. Bu sende Atlas'ın tekrar karşına çıkması ile başladı. Yeni evliliğe adım attığın anda. Sevdiğin adamın sana yaptığı şiddetı anlamanı sağladı. Oysa herkes ilk aşkına dönemeni beklerken. Oysa Atlas geçmişte de şimdide elinden tutup bu savaştan çıkmak için tuttuğun el/destek idi sadece. Yapabilirsin diyerek seni yüreklendirdi. Bunu hak etmiyorsunun ışığını açtı sana. Ve yine sessizce baş kaldırıp buna son verdin. Çok güzeldin.
Annenle başladı, çocuğun ile bu döngüyü kırdın. Annenin kaderi kızadır'ı öyle güzel ve naif kırdın ki. Kendini seçtiğin için teşekkür ederim..