-
- Katılım
- 1 May 2020
-
- Mesajlar
- 17,682
-
- Çözümler
- 1
-
- Tepkime puanı
- 48,262
-
- Puan
- 113
Toz düşmanlığı şeytana olan düşmanlığın önüne geçti. Artık neredeyse her evde her kadın hiçbir eşyaya toz kondurmuyor. Akşama kadar elinde temizlik beziyle bir eşyadan diğerine atlıyor.
Önce toplanan yüzlerce figür, biblo, süs eşyası, aksesuar alıyorlar. Sonra da dinimiz temizlik dini deyip zikirmatik yerine kullandıkları silgimatikle geziyorlar. Hafif bir eleştirmeye kalkışsan sana temizlik ve hijyenle ilgili onlarca azar işittirir.
Melekler ömrünü nerede geçirdin diye sorsa ne cevap vereceğiz? Evdeki fuzuli eşyaların tozunu almakla ömür geçirmiş...
Bilmiyorum bana mı garip geliyor. Sade insan nesli tükenmek üzere. Sade insan, sade düşünce, sade bir bakış açısı, sade bir hayat, sade giyinme, sade yaşama... kalmadı neredeyse... Yoksulluk bile sadelik getirmiyor...
Gittiğimiz evlerde değil çayın, suyun bir damlası dökülmesin diye diken üstünde oturuyoruz. Bize bu eziyeti çektirme hakkınız var mı? Parmak izimiz çıkmasın diye sehpalara ve koltuklara dokunmaya korkuyoruz. Misafirler gittikten sonra annesinden dayak yiyeceğini kesin bilen çocuklar gibi uslu uslu oturmaya çalışıyoruz ama olmuyor. Kekin bir parçası halıya düşüyor. Ev sahibi, sen şimdi naneyi yemedin mi? diyor içinden. Göz göze gelmemek için düşen parçaya göz ucuyla bakıyorum. Nedense düşen kırıntıların da bir huyu var. İlla koltuğun ortasına kadar gidip bekliyorlar...
Hanımefendiler, inanın dinin temizlik anlayışı bu değildir. Allah seni toz kovucu, toz güdücü olarak yaratmadı.
Yunan tanrıçalarından hijyen her evde... Temizlik ve sağlık adı altında çocuklarınıza, ailenize, misafirlerinize ve önemlisi de kendinize eziyet ediyorsunuz.
Dengeyi sağlayın. Uçlarda yaşamayın. Ne temizlik tanrıçasına hizmet edin ne de pislik tanrısına. İnanın Allah temiz olanları severden maksat bu değildir. Tozların peşinden koşuşturmanızı Allah'ın emri olarak görmeyin. Yazıktır ellerinize. Temizlik ürünlerindeki kimyasallar ellerinizi mahvetmiş. Hava yoluyla ciğerlerinize giren kimyasal parçacıklar iç organlarınızı mahvetmiş...
Allah temiz olanları sever. Her gününü doğal tozların peşinden geçirenleri değil...
Murat Padak
Önce toplanan yüzlerce figür, biblo, süs eşyası, aksesuar alıyorlar. Sonra da dinimiz temizlik dini deyip zikirmatik yerine kullandıkları silgimatikle geziyorlar. Hafif bir eleştirmeye kalkışsan sana temizlik ve hijyenle ilgili onlarca azar işittirir.
Melekler ömrünü nerede geçirdin diye sorsa ne cevap vereceğiz? Evdeki fuzuli eşyaların tozunu almakla ömür geçirmiş...
Bilmiyorum bana mı garip geliyor. Sade insan nesli tükenmek üzere. Sade insan, sade düşünce, sade bir bakış açısı, sade bir hayat, sade giyinme, sade yaşama... kalmadı neredeyse... Yoksulluk bile sadelik getirmiyor...
Gittiğimiz evlerde değil çayın, suyun bir damlası dökülmesin diye diken üstünde oturuyoruz. Bize bu eziyeti çektirme hakkınız var mı? Parmak izimiz çıkmasın diye sehpalara ve koltuklara dokunmaya korkuyoruz. Misafirler gittikten sonra annesinden dayak yiyeceğini kesin bilen çocuklar gibi uslu uslu oturmaya çalışıyoruz ama olmuyor. Kekin bir parçası halıya düşüyor. Ev sahibi, sen şimdi naneyi yemedin mi? diyor içinden. Göz göze gelmemek için düşen parçaya göz ucuyla bakıyorum. Nedense düşen kırıntıların da bir huyu var. İlla koltuğun ortasına kadar gidip bekliyorlar...
Hanımefendiler, inanın dinin temizlik anlayışı bu değildir. Allah seni toz kovucu, toz güdücü olarak yaratmadı.
Yunan tanrıçalarından hijyen her evde... Temizlik ve sağlık adı altında çocuklarınıza, ailenize, misafirlerinize ve önemlisi de kendinize eziyet ediyorsunuz.
Dengeyi sağlayın. Uçlarda yaşamayın. Ne temizlik tanrıçasına hizmet edin ne de pislik tanrısına. İnanın Allah temiz olanları severden maksat bu değildir. Tozların peşinden koşuşturmanızı Allah'ın emri olarak görmeyin. Yazıktır ellerinize. Temizlik ürünlerindeki kimyasallar ellerinizi mahvetmiş. Hava yoluyla ciğerlerinize giren kimyasal parçacıklar iç organlarınızı mahvetmiş...
Allah temiz olanları sever. Her gününü doğal tozların peşinden geçirenleri değil...
Murat Padak
