Foruma hoş geldin, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

FK Düşünce Platformu

ForumKalemi Özgünlüğü ön planda tutan Özgür bir düşünce platformudur. 🤩
  • Birisi fikirlerini çalabilir, ancak hiç kimse yorum biçimini ya da tutkunu çalamaz. Tim Ferris [ Yaren ]
yBnkMW

Kur'an'ın Hatalı Tercümeleri

Katılım
28 Kas 2020
Mesajlar
6
Tepkime puanı
6
Cinsiyet
[Ön Not: Arkadaşlar, normalde kalabalık ortamlarda pek durmam. Forum ortamı gibi sanal ortamlar söz konusu olsa bile... Yalnızca bu konuda kendimi SORUMLU hissettim ve paylaşmak istedim. Daha önce, bu konuyu bir İslami forumda daha paylaştım ve ardından ayrıldım. Burada da muhtemelen hemen müsaade isteyeceğim. Yani, KONUYA odaklanılmasını istiyorum. Bana ve hatta, konuda adı geçen ÖZDEMİR'e bile değil. Neden mi? Çünkü, KİMİN dediğinden ziyade, NE DENİLDİĞİNE odaklanırsak, bence daha az yanılmış oluruz bu hayatta.

Başka bir deyişle; DENİLENLERİN DOĞRULUĞUNU, DİYEN KİŞİYE BAKARAK DEĞİL; DENİLENLERİ İÇİMİZDEKİ AKIL VE KALP SÜZGECİNDEN GEÇİREREK ANLAMAYA ÇALIŞABİLİRİZ ANCAK. Benim de bu aşağıdaki konuyla ilgili dileğim budur işte. Uzun da olsa, lütfen üşenmeyelim okumaya. Gerçekten inananlar, "böyle gelmiş, böyle gitsin" şeklinde düşünmek yerine, GERÇEĞİN PEŞİNE DÜŞÜP ELLERİNDEN GELDİĞİNCE ARAŞTIRIP SORUŞTURMALI.

Konumuz; Arap Dünyası'ndaki ürkünç insaniyetsizliğin, KUR'AN'IN ARKASINA SIĞINILARAK DEVAM ETTİRİLMESİ aslında. Aşağıda olduğu gibi paylaşıyorum.]

BU KONUYU MUTLAKA OKUYALIM VE OKUTALIM...


Şimdi hep birlikte ele alacağımız bu konu, aklını kullanmayı bilen ve sorgulayan tüm insanların kafalarında bir yerde YÜZLERCE YILDAN BERİ KALAGELMİŞ SORU İŞARETLERİNİ GİDERECEK.

Öncelikle, şunun en başından altını çizmek şart: ARAPÇA, ÇOK KARMAŞIK BİR DİLDİR VE DE TEK BİR KELİMENİN, BAZEN AYNI ANDA PEK ÇOK FARKLI ANLAMI OLABİLMEKTEDİR. Ek olarak, her yerde kullanılan Arapça da AYNI DEĞİLDİR. Ülkeden ülkeye, hatta bölgeden bölgeye ve de tarihten tarihe göre DEĞİŞİR.

EVET; İŞTE BU YÜZDEN, ASLINDA ARAPLAR BİLE KUR'AN'I TAM OLARAK DOĞRU ANLAYAMIYORLAR!

Durum buyken, Kur'an'ın hatalı tercüme edilmeye nasıl da yatkın olduğunu ve isteyenlerin, BUNDAN NASIL FAYDALANABİLECEĞİNİ sadece bir durup düşünün...

İşte tüm bunları bizlere göstermeye çalışan insanlardan biri de Prof. Dr. Gazi Özdemir... Kendisinin ANA DİLİ ARAPÇA'DIR. Buna rağmen, YILLARCA KUR'AN'IN DOĞRU TERCÜMESİ ÜZERİNE ÇALIŞMIŞ, 20'DEN FAZLA FARKLI TERCÜMEYİ TEK TEK KARŞILAŞTIRMIŞ VE ANCAK BU UZUN EMEKLERİN SONUNDA DÜZGÜN BİR TERCÜME YAPABİLMİŞTİR. Düşünün ki, ANA DİLİ ARAPÇA OLAN BİR İNSAN BİLE, ancak YILLAR SONRA doğru bir tercüme elde edebiliyor...

Kendisinin iyi niyetini anlamak için insan-sarrafı olmaya da gerek yok. Bu insan, her röportajında "TOPLUMUN HUZURUNU BOZAN TERCÜMELER, DOĞRU OLAMAZ. ÇÜNKÜ, KUR'AN, İNSANLAR ARASINDA HUZURSUZLUK ÇIKARMAZ" diyor... Yazdığı kitapların tüm geliri de otomatik olarak öğrencilere burs oluyor...

Şimdi gelelim, Özdemir'in altını çizdiği ÇOK İLGİNÇ tercüme hatalarından ve kendisinin düzeltmelerinden bazılarına:

"Cennette huriler erkeklerle birlikte olmayı beklemiyor; çünkü cennette cinsellik yoktur. Huri kavramı kadın için de, erkek için de kullanılan cinsiyetsiz bir ifadedir." diyor... (Not: Sırf bu sebepten bile, yabancı ülkeler İslam ile OLDUM OLASI DALGA GEÇMİŞLERDİR. "İslam'da erkeklere cennette cinsellik mi vaat ediliyor?" şeklinde alay etmişlerdir... ŞİMDİ GELİN DE KASIT ARAMAYIN BU HATALI TERCÜMELERDE.)

"Eşiniz laftan anlamazsa, ona şiddet uygulayın yazmıyor; ondan boşanın yazıyor. Bu da bir yanlış çeviri. Aile içi şiddeti önermez bir din kitabı." diyor. (Not: BİR DİN KİTABI KADINA ŞİDDETİ ÖNEREBİLİR Mİ, BİR DURUP DÜŞÜNÜN! ORADAKİ KELİME YİNE YANLIŞ ÇEVİRİLMİŞ! "DAYAK" DEĞİL, "BOŞANMA" OLACAK. Sırf bu yanlış çeviri yüzünden, YÜZLERCE YILDIR KAÇ KADINA ŞİDDET HAK GÖRÜLDÜ, BİR DÜŞÜNÜN!)

"Kur'an'da buluğ çağına erişmemiş kızlardan ikişer, dörder nikahlayın yazmıyor. Onları himayeniz altına alın, yani koruyun (bir nevi babalık edin) yazıyor. Nikah, himaye altına almak anlamındadır" diyor. (Not: BİNLERCE ÇOCUK GELİNİ VE 36 EŞİ OLAN ARAP ERKEKLERİNİ DÜŞÜNÜN! İŞTE BU YANLIŞ ÇEVİRİLERDEN GÜÇ ALINIYOR BUNCA ZAMANDIR! Yabancı ülkeler de işte bir de bu yüzden İslam ile dalga geçiyorlar. İSLAM, EN ÇİRKİN ŞEKİLDE YANSITILIYOR!)

"Bir erkeğin şahitliğine iki kadının değil, bir kadının şahitliği denk düşer yazıyor. Kadınları ikinci plana itmek için yanlış çevirmişler." diyor. (Not: Arapça öyle bir dil ki, "bir" anlamına gelen kelime, "iki" şeklinde de alınabiliyor. Tabii ki, NİYETİ KÖTÜ OLAN, İŞİNE GELEN ANLAMI SEÇER.)

"Arap kadınlarının başları, çölde yaşadıkları için zaten şalla örtülü idi. Kur'an'da da, başlarındaki şalın kalan kısmıyla göğüslerini de (koyun/dekolte bölgesi) örtmeleri söylüyor." diyor. (Not: İşte buyurun akla; buyurun mantığa... ARAP KADINLARI ÇÖLDE YAŞADIKLARI İÇİN, BAŞLARI ZATEN ÖRTÜLÜ İDİ! KUR'AN KOYUN, GÖĞÜS, YANİ DEKOLTE BÖLGESİNDEN BAHSEDİYOR! TEK BİR KELİME AYNI ANDA PEK ÇOK ANLAMA GELEBİLİYOR, UNUTMAYIN!)

"Kadınlar, ilahi konuları anlamaya daha yatkındır. Onlar günah işlemekten daha çok korkarlar. Onlar erkekler kadar günaha meyilli değildirler. İşte bu yüzden, yanlış tercümeler, kadınları KÜÇÜLTMEK İÇİN, KASITLI OLARAK YAPILDI. Çünkü, KADIN TÜM AİLEYİ, TÜM TOPLUMU EĞİTENDİR." diyor. (Not: Niyetimiz karşılaştırma yapmak değil; ama GERÇEKTEN DE ŞU DÜNYANIN TÜM AĞIR SUÇLARI ERKEKLER TARAFINDAN İŞLENMİYOR MU? CİNAYETLER, TECAVÜZLER, ÇOCUK İSTİSMARLARI... BUNLARI YAPANLARIN ÇOĞU ERKEK. RESMİ RAPOR VE İSTATİSTİKLER DE BUNU DİYOR, GÖZÜMÜZLE DE GÖRÜYORUZ. ERKEK, SUÇA DAHA MEYİLLİ OLDUĞU İÇİN, KADINLAR İKİNCİ PLANA ALINIYOR ZATEN! ERKEĞİN SÖZÜNÜN GEÇMESİ İSTENİYOR Kİ, BÖYLE SUÇ DOLU BİR DÜNYADA OLALIM!)

Artık, GÖZLERİMİZİ AÇALIM. Bunların doğruluğu O KADAR AÇIK Kİ...

AKIL VAR, MANTIK VAR. GÖZ VAR, NİZAM VAR... HER ŞEY AÇIK!

Bakın, tüm bu hatalı tercümeler KASITLIDIR... Nereden mi anlıyoruz? ÇÜNKÜ, GERÇEKTEN DE 36 ADET EŞLE GEZİYOR ARAP ERKEKLERİ! ÇOCUK GELİNLER MESELESİ ASLA SON BULMUYOR! ERKEĞİ EĞİTEN KADINDIR, YANİ ANNEDİR! KADINI İKİNCİ PLANA ATARSANIZ AİLE EĞİTİMSİZ KALIR! TOPLUM DA CAHİL KALIR! KALIYOR DA ZATEN!

İŞTE BU YÜZDEN YABANCI ÜLKELER İSLAM İLE ALAY EDİYOR! İŞTE BU YÜZDEN İSLAM ÜLKELERİ HEP GERİDE KALIYOR! BU HATALI TERCÜMELER KASITLI ARKADAŞLAR! KASITLI! LÜTFEN GÖZLERİMİZİ AÇALIM... ARTIK GERÇEKTEN YETMEDİ Mİ BU KARA CEHALET DOLU HALİ BU DÜNYANIN?


Laftan anlamayan ve sırf kendi egosu için, kadını ikinci planda tutmaya razı olan erkekleri de dinlemeyin bile. Onlar, tüm bunları anlamıyorlar... AKIL VAR, MANTIK VAR; AMA YİNE DE ANLAMIYORLAR. ÖYLESİNE KÖR VE SAĞIR OLMUŞLAR. "Biz atalarımızdan gördüğümüzü yapıyoruz" diyorlar. Oysa ki Kur'an'ın kendisinde diyor zaten: "Onlar doğru anlamazlar ve atalarından gördüklerini aynen yaptıklarını söylerler, tıpkı davar sürüleri gibi." İşte buyurun...

İSLAM, KADININ TOPLUM İÇİN EN BÜYÜK DEĞER, EN BÜYÜK ÖĞRETMEN, AİLEYİ VE TOPLUMU EĞİTEN "ANA" OLDUĞUNU BİLİR VE ONU HAK ETTİĞİ KONUMA GETİRİR! YANİ, YÜCELTİR! İŞTE BU YÜZDEN İSLAM DAİMA KÖTÜ NİYETLE HEDEF ALINMIŞTIR! KARALANMIŞTIR!

YABANCI ÜLKELERİN, 36 EŞLİ ARAP ERKEKLERİNİ VE ÇOCUK GELİNLERİ GÖRÜP İSLAM'DAN İĞRENMESİ, İŞTE BÖYLESİNE KASITLI BİR ÇABA SONRASINDA GERÇEKLEŞMİŞTİR! BUGÜN, GENÇLER DE TÜM BU REZALETLERİ GÖREREK İSLAM'DAN SOĞUYOR VE ATEİST OLUYORLAR! İŞTE AMAÇ DA BUYDU ZATEN! ARAPLAR BİLE KUR'AN'I DOĞRU DEĞİL, İŞLERİNE GELEN ŞEKİLDE ANLAMIŞLARDIR! ARAPÇA'NIN KARMAŞIK BİR DİL OLDUĞUNU, BİR KELİMENİN PEK ÇOK ANLAMI OLABİLDİĞİNİ UNUTMAYIN! İŞTE BU DURUMDAN FAYDALANILMIŞTIR! KİMİ TÜRKÇE ÇEVİRİLER DAHA BİLE BETER YAPILMIŞTIR!


KADIN demek; sevgi, şefkat, hoşgörü, ANNE demek.

Ne yapıldı peki bu kara cahil dünyada kadın?

Eve kapatılan, sürü şeklinde haremlere sokulan, 36 tanesi ile birden evlenilen, çocukken gelin edilen, dövülen, sövülen, hor görülen, boşanmak isterse öldürülen, şiddet yanlısı despot babasının ve abilerinin sözüne esir kalan, zorla evlendirilmekten korkup sevdiğine kaçarsa da vurulan "HAYAT KADINI" yapıldı. MAHKEMEDE HAYAT KADINI VURANLARA İNDİRİMLER VAR, ARKADAŞLAR!

OYSA Kİ, ANNEDEN ÇIKAR HER İNSAN. ONUN TARAFINDAN EĞİTİLİR. O BAŞ TACIDIR. YARADANA YAKINLIĞI ANLAŞILSIN DİYE, CAN DOĞURMA GÖREVİ ONUNDUR.


Bu dünyada her suç erkekler tarafından işlenirken, bir de üstüne kadınlar ikinci plana atılsın. BU NASIL DÜNYA?

Etrafta geziyor erkekler "koyayım koyayım" kelimesini dillerinden düşürmeden! NEREDEN GÜÇ ALIYOR BU LAĞIM AĞIZLILAR SANIYORSUNUZ? TABİİ Kİ BU REZALET ATAERKİL DÜZENDEN! KENDİ ÇIKTIKLARI YERE TÜKÜRÜYOR ONLAR. ANNEYE, KUTSALA DİL UZATIYORLAR, HABERLERİ YOK.

Şunu da SAKIN unutmayın: BİR KADINI, KADIN YAPAN; BEDENİ DEĞİLDİR! SEVGİDİR, ŞEFKATTİR, MERHAMETTİR! BU YÜZDEN, KADINLAR İKİNCİ PLANA ATILINCA, ERKEKLER DE ASLINDA İKİNCİ PLANA ATILMIŞ; ÇÜNKÜ KADINLIKTAN, YANİ SEVGİDEN VE ŞEFKATTEN, MERHAMETTEN DIŞLANMIŞTIR! OYSA Kİ HER İNSANIN KALBİNDE KADINLIK, YANİ SEVGİ, ŞEFKAT OLMALIDIR!


Aşağıda, Prof. Dr. Gazi Özdemir'in röportajlarından ikisini paylaşıyorum. Biraz uzun da olsa, GEREKİRSE 2 KAT HIZLANDIRARAK, AMA MUTLAKA TAMAMINI DİNLEYİNİZ. DAHA DA ÖNEMLİSİ, BU KONUYU, BU VİDEOLARI, BU BİLGİLERİ MÜMKÜN OLAN HERKESLE PAYLAŞINIZ! PAYLAŞINIZ Kİ, BOYNUZUNDA VEBAL OLARAK KALMASIN! GERÇEKLER PAYLAŞMAK İÇİNDİR! BU CEHALETTEN, BU KÖRLÜKTEN ARINALIM ARTIK!




 

Kalpin

İslambol
krARYI
Katılım
1 May 2020
Mesajlar
5,115
Tepkime puanı
5,529
Konum
istanbul
Burç
Balık
Hobim
Rap-Hiphop
İsim
Fatih
Meslek
Özel
Cinsiyet
Medeni Hal
DisPVx
Takım
O8yPI5
emeğine sağlık.. bu zamana kadar yanlış olarak tercüme edilen bir kuran çoktan düzeltilirdi.. lütfen kuranı rahat bırakalım artık..
bizim türkçemiz bozuk kuranda tercüme sorunu yok.
 
Katılım
28 Kas 2020
Mesajlar
6
Tepkime puanı
6
Cinsiyet
Arkadaşlar; tek bir kere belirteceğim şunu:

Lütfen, okumadan ya da dikkatlice okumadan yorum YAPMAYALIM. Gerçekten YAZIKTIR.

İNSANİYETİ SAVUNAN BİR KONUNUN ALTINA DÜPEDÜZ YIKICI ELEŞTİREL YORUM YAZILMAZ. İblis miyiz yani bunu yapalım? Gerçekten bu kadar düşüncesiz olmayalım yahu.

Konuyu önceden paylaştığım forumda da okumadan yorumlar yapıldı ve artık herkese toplu dayak atasım geldi. :)

Okumadan yorum yapıldığını nereden anladım? Çünkü yapılan yorumlarda eleştirdikleri noktalara, YAZININ KENDİSİ ZATEN CEVAP VERMEKTEYDİ...

Kur'an rahat bırakılmış DEĞİL maalesef. Onu rahat bırakmak da RAHATSIZ EDENLERİ GÖRMEKLE OLUR. Yukarıdaki konuda anlatılan da TAM OLARAK BUDUR ZATEN.

Dahası da, "Kur'an'da tercüme sorunu yok" evet, doğru; çünkü Kur'an'da zaten tercüme YOK. Onu ANLAMAK İÇİN tercümeler yapıldı. Bu tercümeler de hata dolu olduğu için, toplumun yapısı hala bozuk. Bu kadar işte. Neden anlamıyoruz? "Araplar bile Kur'an'ı doğru anlayamıyorlar" diyoruz. Çünkü Arapça o kadar sade bir dil DEĞİL. Bu ne demek? DOĞRU TERCÜME İÇİN, EN AZ 2 AYRI SÜZGECİ AŞMAK LAZIM DEMEK.

Ha "yazılanların anlamını bilmesek de olur, şarkı gibi söyler, rahatlarız" diyorsanız, ONA DA TAMAM. Fakat bu durumda da, YAPTIKLARI YANLIŞLAR İÇİN KUR'AN'IN ARKASINA SIĞINANLARI DURDURMAK MÜMKÜN OLMAYACAKTIR. Bu kadar memnunsanız böyle bir dünyada yaşamaktan, KEYFİNİZ BİLİR O HALDE.

Başka da bir şey demiyor ve Kur'an'ı da, herkesi de "RAHAT BIRAKIYORUM".
 
Katılım
3 May 2020
Mesajlar
4,541
Tepkime puanı
9,068
Konum
Bingöl
Web sitesi
forumkalemi.com
Burç
Akrep
İsim
Murat
Cinsiyet
Takım
jXd4NV
Sevgili sevin
Daha önce okuduğum bu yazıyı ve videoları yeniden okudum. Yanlış bir kanıya varmamak için.

Öncelikle şunu söyleyeyim ki anlatılmak istenen kadar anlatana önemlidir. Yani Yazıya değer katan sadece ne yazdığı değil kiminde yazdığı o derece önemlidir.

Sayın Özdemir Yaşar Nuri hayranı olup onun yolunu takip eden biri.
Yazının temelini Arap karşıtlığı oluşturur ki ırkçılık her zihniyette iğrenç bir argümandır.
İşin. Zğne gelirsek Arap karşıtlığı kadar yazıya odaklansaydı hatalar daha net anlaşılırdı. Sanırım Arap karşıtlığı ve kadının ikinci sınıf olması birer propaganda aracı olarak kullanılmıştır.

Oysa Kuranın tercüme sorunu, yada yanlış tercümesi sadece şuan dillendirilen bir tartışma değildir. Öteden beri gelen ve kavramsal, tarihsel bir tartışmadır. En son ve detaylı incelemek isterseniz Mustafa öztürkğn bu alanda ciddi ve tutarlı bir çalışması mevcuttur. Hatta mealinşn son baskısında önsöZdede bulabilirsiniz.

Tesbitlere gelirsek.
Yazar da bir kaç anlamını kendi istediği anlamı almış vahyin siyak ve sibağını, indiği dönemde kavramın mekke ve Medine ortamında kullanılan anlamını göz ardı edip Arap toplumunda kullanılan ve kendine, zihin yapısına en uygun olanı almış.

Ama yerinde Tesbitleri de var.

Nur süresi 31 ayet yorumunu tamamen oryantalist argümanlar ele alıp vahyin indiği ortamı göz ardı etmiş heralde yazar Arap filmlerinden esinlenerek yorum yapmış Ahzap 59. Ayeti bu bağlamda görmezden gelmiştir.
Yine kuranda dört evlilik yoktur tezi doğru ama yaklaşıp ve kavramı ele akışı yanlıştır ve sadece düşüncesini destekleyen argüman kullanmıştır. Oysa o ayet çok evliliği yasaklıyor. Başka argüman gerek yok ki, vahyin indiği dönemi incelemek yetiyor.

Kuran köle ve metaa haline gelen kadını özgür bırakıyor. Bu bağlam da yorumları Yersiz ama Tesbitleri ban göre doğrudur. Unuttuğu bişey var modern toplumda kadının cinselliğini ön plana çıkararak onu çıkarları için bir araç yapmıştır. Yani modernitede bu anlamda masum değildir.

Ata erkillik araplar has bir özellik değil Türk toplumu ve bu coğrafyanın ortak özelliğidir. Bu argüman üzerinden Arap toplumunu aşağılamak yine kafatasçılık olmuş.

Vahyinin tercüme hareketleri art niyet ile değil yetersiz araştırma ve tarafgirlik düşünsel duruşundan kaynaklı yanlış yapılmaktadır. Örneğin Ali bulaç tasavufçu ve gelenekçidir, yaklaşımda bu argümanlar üzerinden şekillenir, Mustafa öztğrk özgün ve özgürdür bu bağlamda yaklaşımı daha özgün ve aslidir. Örnekler çoğaltılabilir. Ama art niyet aramak biraz zorlama yorumdur. Zira kültür herzaman tercüme hareketini etkiler. Kadının ikinci sınıfa itilmesi meselesi kültürel bir sorundur ve bu anlamda vahy bu kültürü ortadan kaldırmak için vardır...

Kadının anneliği üzerinden yapılan vurgu ajitasyondur.... Kadında erkek gibi bir cinstir. Oda bir karekter kişilik ve farklı fiziğe sahip olup özgürdür. İkinci sınıfa atılması tamamen kültürel bir yozlaşma ve ata erkil toplum yapısından kaynaklanır. Bunun için Kadının anneliği e baş vurmaya gerek yok, onu toplum içinde birey olarak ele almak yeterlidir. Ona gaspedilen haklarını vermek için ajitasyon yada süslü cümlelere ihtiyaç yoktur.

Huri meselesine gelince :)
Zayıf ve uydurma hadisler konunun temelini teşkil eder. Vahyin bu anlamda söylemi tamamen farklıdır. Özdemir beye bu anlamda katılıyorum.

Sevgi ve saygılarımla... :)
 
Katılım
28 Kas 2020
Mesajlar
6
Tepkime puanı
6
Cinsiyet
Sevgili Qasem,

Seni anlıyorum; ama şöyle düşünüyorum: Bir söz vardır, "şeytan 9 doğru söyler, sonra tek 1 yanlışla da ayak kaydırır" şeklinde. Ben karşımda KİM OLURSA OLSUN, sözlerini DİNLEMEKTEN yanayım. Evet, ŞEYTAN OLSA BİLE... Neden mi? Çünkü, DOĞRULARI, KENDİ İÇİMDEKİ AKIL VE KALP SÜZGEÇLERİNDEN GEÇİREREK ANLIYORUM. HALİYLE KARŞIMDA ŞEYTAN YA DA MELEK OLMASI FARK ETMEZ BENİM İÇİN.

Karşımızda Allah olmadığı sürece, herkes ve her varlık YANILABİLİR, değil mi? Hatta ve hatta, karşımızda Allah olup olmadığından da bence hemen emin olamayacağımız için, EN GÜVENLİ YOL, DOĞRULARI KENDİ İÇİMİZDE BULMAKTIR. İSTER ONLARI ŞEYTAN DESİN, İSTER MELEKLER, ALİMLER DESİN... Kimin dediği fark etmez, BENİM REHBERİM KENDİ AKLIM VE KALBİM OLDUĞU SÜRECE. Düşünce şeklim işte bu.

Ben Özdemir'i çok tanımıyorum zaten. Kimi takip ettiğini, etmediğini de BİLEMEM. Yanlış anlama; senin sözünden şüphe etmek değil bu yaptığım. Sadece demek istiyorum ki, sen de yanılabilirsin (belki bildiğin şey, asılsız bir dedikodudur vs.); Özdemir'in kendisi de yanılabilir (belki amacı iyiyken yanlış kişilere kapıldı vs.); herkes de yanılabilir ("Allah hariç" denmez mi?)... Kendisini tanımamak bana sorun OLMUYOR yani... AKSİNE, ÖNYARGILI OLMAMI ENGELLEDİĞİ İÇİN, MEMNUNUM. Diyorum ya? KARŞIMDA ŞEYTAN BİLE OLSA, FARK ETMEZ. 9 DOĞRU SÖYLÜYORSA, ONA DA HAKSIZLIK ETMEM. DOĞRULARININ HAKKINI VERİRİM. SÖYLEDİĞİ 1 YANLIŞLA AYAĞIMI KAYDIRMAK İSTİYORSA DA, ONA DÜŞMEK BENİM KENDİ HATAMDIR ZATEN. YAPABİLİYORSA, BRAVO ONA YANİ. :)

Aynı şekilde; benim karşıma bir varlık çıkıp İNANILMAZ MUCİZELER SERGİLESE VE SONRA "ben Allah'ım. Şu yoldan geçeni öldür. Hayırlara vesile olacak; merak etme" dese; ben "hayırlara vesile ise, kendin yapmalısın" derim. Hiçbir varlık BANA YANLIŞ BİLDİĞİMİ YAPTIRAMAZ. O YÜZDEN KARŞIMA İSTER MELEKLER GELSİN, İSTER ŞEYTAN... Nasılsa ben KİMSEYE BAKMADAN doğru bildiğimi yaparım... Bu dünya, biraz da, Allah kavramı bu kadar "kişilik" halinde alındığı için böyle zaten... Neredeyse "gökten" inip futbol takımı tutması bekleniyor... Bazı insanlar, dayılarının oğlundan bahseder gibi bahsediyorlar Allah'tan ve FARKINDA BİLE DEĞİLLER... Şu sözlerin doğruluğunu bile kavrayamayıp, sırf "şekli sıranın dışında" diye; bana: "Sen ne diyon lov? Kafir!" diyecek insanlar da var, biliyoruz bunu. :)

Bugüne dek pek az insanın yaptığı şeyler yaptım ve bir kere bile "sevap olsun" diye düşünmedim. Çünkü bana göre yapılan iyilikler, güzellikler de sevap için olursa, içtenlik seviyesi düşer. İyilikler, güzellikler SEVGİYLE, AŞKLA, KARŞILIKSIZCA YAPILIR. İşte bu da bildiğim bir diğer doğrudur. Gelsin şimdi 10 MİLYAR TANE şeytan ya da melek, aksine inandırsın beni; BAKALIM İNANIR MIYIM? :)

Anlatmaya çalıştım düşünce şeklimi. Haliyle, propaganda olması da fark etmiyor benim için. MUTLAK AMAÇLARI İNSANLARIN AYAĞINI KAYDIRMAK OLSA DAHİ, BUNU YAPARKEN SÖYLEDİKLERİ DOĞRULARI GÖRMEZDEN GELMEM. BEN BU DÜNYADA YAŞIYOR VE KENDİ GÖZLERİMLE GÖRÜYORUM KADINLARA EDİLEN İNSANLIK DIŞI MUAMELELERİ VE BUNU YAPANLARIN NASIL DA KUR'AN'IN, İSLAM'IN, DİNİN ARKASINA SIĞINABİLDİKLERİNİ. Özdemir her konuda hatalı olsa da, bir konuda KESİNLİKLE HAKLI o yüzden: KUR'AN, ŞİDDETİ, İNSANLAR ARASI SINIFLANDIRMAYI FALAN ÖNEREMEZ. Oysa ki ne türcümeler var, resmen ŞOK EDİYOR. Bunları görenler ateist oluyorlar sonra... Kur'an'ı yazan, yazdıran buna sebep verir mi hiç? :) Daha da bir şey demiyorum. :)
 

Kalpin

İslambol
krARYI
Katılım
1 May 2020
Mesajlar
5,115
Tepkime puanı
5,529
Konum
istanbul
Burç
Balık
Hobim
Rap-Hiphop
İsim
Fatih
Meslek
Özel
Cinsiyet
Medeni Hal
DisPVx
Takım
O8yPI5
okumadan değil 31 yaşındayım 30 yılın her 3 senesinde bir bu konu hortlamıştır hayatım boyunca.. ben sanalda kuranı kerim tercümesi veya dersi almıyorum bunu tvlerdede görüyoruz her 3 yılda bir ya hadisler ya mealler yada kuranı anlamak adına saçma sapan yorumcular çıkıyor piyasaya sıkıldığımız konular artık.. adam abdest almasını bilmez kuran mealininden yorum çalar gazel gibi .. sevmediğim konular bunlar .. diğer milyonlarca yazılan makalelerden ne farkı var bunun hep aynı şeyler... türkçe zengin bir dildir ama arapça karşısında acizdir bunu zaten biliyoruz ama buna kuranda yanlış tercüme denmez..
 

Kalpin

İslambol
krARYI
Katılım
1 May 2020
Mesajlar
5,115
Tepkime puanı
5,529
Konum
istanbul
Burç
Balık
Hobim
Rap-Hiphop
İsim
Fatih
Meslek
Özel
Cinsiyet
Medeni Hal
DisPVx
Takım
O8yPI5
Dahası da, "Kur'an'da tercüme sorunu yok" evet, doğru; çünkü Kur'an'da zaten tercüme YOK. Onu ANLAMAK İÇİN tercümeler yapıldı. Bu tercümeler de hata dolu olduğu için, toplumun yapısı hala bozuk. Bu kadar işte. Neden anlamıyoruz? "Araplar bile Kur'an'ı doğru anlayamıyorlar" diyoruz. Çünkü Arapça o kadar sade bir dil DEĞİL. Bu ne demek? DOĞRU TERCÜME İÇİN, EN AZ 2 AYRI SÜZGECİ AŞMAK LAZIM DEMEK
Lütfen bu dediklerinizi müftülüğe baş vurun ben kuranı düzeltmek istiyorum yeterli bir tercüme yok diyin.. resmi yerlere başvurunuzu yapmadan bize neden anlatılıyor bunlar :D hikaye roman kitapından bahsetmiyorsunuz ki siz.. ehliyetimiz ruhsatınız ne önce bir kendinizi tanıtsaydınız keşke... ben düz adamlarında bu konular hakkında fikirleri oldugunu gördüm atom falan parçalıyorlar makalelerinde.. gerk yok kuran üzerinden bir duyar kasmaya..
 
Katılım
3 May 2020
Mesajlar
4,541
Tepkime puanı
9,068
Konum
Bingöl
Web sitesi
forumkalemi.com
Burç
Akrep
İsim
Murat
Cinsiyet
Takım
jXd4NV
@Kalpin, İnsanlar düşüncelerini dile getirmekte hürdür. Okumak yada yorumlamak katılmak yada eleştirmek zorunluluğunuz asla yoktur.

@sevin ben şeytana inandığın anlamıyla inanmıyorum ki 9 doğrumu tek yanışıyla kaydırsın. Doğruda yanlışta insanın her insan doğrularını ve yanlışlarını sonucunu yaşar, şeytan sadece suçu attığımız bir makam.

Herkesi dinleyip aklıma akıl süzgecime uyanı almak yerine dinleyip analiz edip en doğru olanı almayı tercih etmeliyiz. Akıl süzgecimizden geçmiyor diye bir doğruyu kabul edememezlik yapamayız. Doğruyuda yanlışında ispat etmek zorundayız. Bizim akıl süzgecimizden geçmemesi doğru olmadığı anlamı taşımaz.

Bu yüzden kimin anlattığı, ne anlattığı ve nerden aldığı çok önemlidir. Çünkü söylediklerinin doğrulanmaya ihtiyacı vardır. Bu yüzden bilgi elde etme zincirini bilmek durumundayız. Ve önemsemek bilgiye verdiğimiz değeri gösterir.

Kuran tercümelerinin bir çoğunda hata olduğu bir gerçek, çünkü her mütercim çeviri yaparken kelimeyi bir dilden başka bir dile motomot çevirme çabası güttüğünde hata yapar. Yada o kavramı çeviriyi yaptığı günün şartlarına göre yapıyorsa yine yanlış çevirir. Çeviri yorum merkezidir. Bu yüzden ne anlattığında ziyade be anlatmak istediğine yoğunlaşma işidir tercüme. Bir konuşmacıyı tercüme ederken ne dediğine motomot odaklanmak dilin roteriğinden kaynaklı karşı tarafın anlama güçlüğü çekmesine neden olur. Dolayısıyla çeviriyi karşının anlayacağı dilden anlayacağı cümlelere dönüştürerek yorumlayarak anlatırız.

Bu yüzden kuran çevirileri de nüans farkları vardır. Kuranı tercüme gerekeni ile değiştirme gibi bir şey söz konusu olmayıp sadece ablam kargaşasına neden olma durumu mevcuttur. Mesela bir ayeti elinize alın ve 30 ayrı tercümeden okuyun hepsinin ifade anlatma şekli usul ve uslubu farklı ama temelde anlattıkları şey aynıdır.

Hemen bir ayet test edelim.

اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ
Türkçe Transcript (*)
İnne-ddîne ‘inda(A)llâhi-l-islâm(u)(k) vemâ-ḣtelefe-lleżîne ûtû-lkitâbe illâ min ba’di mâ câehumu-l’ilmu baġyen beynehum(k) vemen yekfur bi-âyâti(A)llâhi fe-inna(A)llâhe serî’u-lhisâb(i)
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Hiç şüphesiz, Allah katında (tek ve gerçek) din İslam'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, ancak aralarındaki "kıskançlık, azgınlık ve aşırılık" (bağy) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkâr ederse, (bilsin ki) gerçekten Allah, hesabı pek çabuk gören (ve karşılığını verendir).
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Allah katında din, ancak İslam dinidir. Kendilerine kitap verilenler, bunu adamakıllı bildikten sonra aralarındaki azgınlık ve haddini aşma yüzünden ihtilafa düştüler ve kim Allah'ın ayetlerine inanmazsa bilsin ki Allah, pek tez hesap görür.
Abdullah Parlıyan Meali
Allah katında kabul gören din İslâmdır. Daha önce kitap verilenler, azgınlıkları yüzünden kendilerine hakikat bilgisi geldikten sonra, bu konuda farklı görüşlere saplandılar. Allah'ın mesajlarını kim örtbas ederse bilsin ki, Allah hesabı çarçabuk görendir.
Ahmet Tekin Meali
Allah katında, Allah'tan gelen, tek ilâhî din, şeriat, düzen, medenî kurallar İslâm'dır. Kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar, kavimlerine gelen doğru bilgilerden sonra, liderliği ve hakimiyeti hep kendi uhdelerinde tutma hırsları, hasetleri, haksızlıkları, şer'î kurallara karşı çıkmaları ve bozgunculukları sebebiyle ayrı baş çekerek kasıtlı ihtilâf çıkardılar, doğru bilgileri çarpıttılar. Allah'ın âyetlerini, Kur'ân'ını, birliğini gösteren delilleri inkâr edenler, küfre giren ehl-i kitap bilmelidir ki, Allah çok çabuk hesaba çeker.*
Ahmet Varol Meali
Allah katında din İslam'dır. Kendilerine Kitab verilmiş olanlar kendilerine ilim geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık ve kinden dolayı ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar ederse (bilsin ki) Allah hesabı çabuk görendir.
Ali Bulaç Meali
Hiç şüphesiz din, Allah katında İslam'dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki 'kıskançlık ve hakka başkaldırma' (bağy) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkâr ederse, (bilsin ki) gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Ali Fikri Yavuz Meali
Doğrusu Allah katında makbul olan din, İslâmdır. Kendilerine kitap verilen Hristiyan ve Yahudiler hakikati bildikten sonra, aralarındaki ihtirasdan dolayı, İslâm dini hakkında ihtilâfa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse, şüphe yok ki Allah, onun cezasını vermekte çok çabuk hesap görücüdür.
Bahaeddin Sağlam Meali
Allah katında geçerli olan tek düzen, İslam’dır. (İslam, evrensel birlik ve o birliğe teslim olmak demektir.) Kitap verilmişler’in() bölücülüğü ise, ilim (gerçek) onlara geldikten sonra yaptıkları azgınlıktan, kıskançlıktan dolayıdır. Artık kim Allah’ın mucizelerini ve mesajlarını inkâr ederse, muhakkak bilsin ki, Allah’ın hesabı çok seridir.()*
Bayraktar Bayraklı Meali
Allah katında din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki, Allah'ın hesabı çok çabuktur.
Besim Atalay Meali
Allahın katında din yalnız, İslâm dinidir, kitaplılar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarında azgınlık yüzünden ayrışmışlardır, kim Allahın âyetlerin tanımazsa, Allah çabuk hesaplıdır
Cemal Külünkoğlu Meali
Şüphe yok ki, Allah katında hak din İslam'dır. Kendilerine kitap verilenler (Yahudi ve Hıristiyanlar), kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki kıskançlık ve başkaldırı yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkâr ederse, (bilsin ki) gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir.*
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Allah katında din, şüphesiz İslam'dır. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.
Diyanet Vakfı Meali
Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur. *
Edip Yüksel Meali
ALLAH tarafından onaylanan biricik din, Teslim Olmak (islam) dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine bilgi geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenler için ALLAH hesabı çabuk görür*
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Doğrusu Allah katında din, İslâm'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. Her kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
doğrusu Allah ındinde din, islâmdır; o kitab verilenlerin ıhtilâf etmeleri ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki bağıyden, ihtirastandır, her kim de Allahın âyetlerine küfrederse şüphe yok ki Allah çabık hisablıdır
Erhan Aktaş Meali
Kuşkusuz, Allah katında din, İslam'dır. Kitap verilenler, kendilerine bilgi geldikten sonra ihtirasları nedeniyle ihtilafa düştüler. Kim, Allah'ın ayetlerini inkâr ederse bilsin ki, kuşkusuz Allah, Hesabı Çabuk Gören'dir.
Hasan Basri Çantay Meali
Hak dîn, Allah indinde İslâmdır (müslümanlıkdır). Kitab verilenler (başka suretle değil) ancak kendilerine ilim geldikden sonra, aralarındaki ihtirasdan dolayı, ihtilâfa düşdü. Kim Allah'ın âyetlerini inkârederse şübhesiz ki Allah hesabı pek çabuk görendir.
Hayrat Neşriyat Meali
Muhakkak ki Allah katında (yegâne) din, İslâm'dır!(4) Kendilerine kitab verilenler(yahudi ve hristiyanlar), ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki hasedden dolayı ihtilâfa düştüler. Artık kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse, artık şübhesiz ki Allah, hesâbı pek çabuk görendir.*
İlyas Yorulmaz Meali
Allahın katında yegane din İslam dır. Önceki kitap verilenler, kendilerine ilim (Kuran) geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten dolayı ayrıklara düştüler. Kim Allahın ayetlerini inkâr ederse, elbette ki Allah, hesabı çok çabuk görendir.
İsmail Hakkı İzmirli
Şüphe yok ki Allah yanında bir din vardır, o da İslâm dinidir. Kitaba nâil olanlar bunda ihtilâf etmediler. Yalnız hakikati bildikten sonra aralarında hasetten nâşi ihtilâf eden oldu.. Herkim Allah/ın âyetlerini tanımazsa Allah cezaları için çabuk hesap görür.
Kadri Çelik Meali
Allah katında din, şüphesiz İslam'dır. Ancak kitab verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki ihtirastan kaynaklanan azgınlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini kim inkâr ederse (bilsin ki), Allah hesabı çabuk görendir.
Mahmut Kısa Meali
Gerçek şu ki, Allah katında kabul gören ve insanoğlunu dünya ve âhirette mutluluğa ulaştıracak yegânedin, kişisel çıkarları, arzu ve ihtirâsları terk edip Allah’ın hükmüne kayıtsız şartsız boyun eğerek barış, esenlik ve güvenliğe ulaşmak anlamına gelen ve bütün Peygamberlerin insanlığa getirdikleri mükemmel bir hayat nizamı olan İslâm’dır. İşte, Âdem’den bu yana, bütün Peygamberlerin insanlığa tebliğ ettiği tek din, budur. Ama ne var ki:
Kendilerine daha önce Kitap verilenler, onlara ilim ve hikmet dolu ayetler geldikten sonra, sırf aralarındaki çıkar çatışmaları, kin, ihtirâs, azgınlık ve çekememezlik yüzünden hakîkati inatla reddederek din konusunda anlaşmazlığa düştüler. Böylece her ümmet, bir sonraki Peygamberi inkâr etti. Bununla da kalmayıp, Peygamberlerin getirdiği inanç sistemini terk ederek, onun yerine kendi uydurdukları hurâfeleri din hâline getirdiler. Nihâyet Allah, Son Elçiyi göndererek hakîkati yeniden ve açıkça ortaya koydu. O hâlde, her kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, şunu iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir!
Mehmet Türk Meali
Allah katında tek (hak) din,1 İslâm Dinidir.2 O kitap verilenler kendilerine bilgi geldikten sonra karşılıklı ihtirasları yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Her kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, şunu iyi bilsin ki Allah, hesabı pek çabuk görendir.*
Muhammed Esed Meali
Allah nezdinde tek [hak] din, [insanın] O'na teslimiyetidir; daha önce vahiy verilenler, 12 kıskançlıklarından dolayı, kendilerine [hakikat] bilgi[si] geldikten sonra [bu konuda] farklı görüşlere sarıldılar. 13 Allah'ın mesajlarının doğruluğunu inkar edenlere gelince; unutma, Allah hesap görmede hızlıdır.
Mustafa Çavdar Meali
Allah katında geçerli tek din İslam’dır. Kendilerine kitap verilenler, Kuran bilgisi kendilerine geldikten sonra sadece aralarındaki kıskançlık yüzünden ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerine inanmayarak kâfir olursa, iyi bilsin ki Allah, hesabı çok seri bir şekilde görendir. 3/83-85, 5/3, 39/2, 42/13
Mustafa İslamoğlu Meali
Allah katında din İslâm’dır. Daha önce kendilerine vahiy emanet edilenler, başka değil, yalnızca kıskançlıktan dolayı, kendilerine gerçeğin bilgisi ulaştığı hâlde farklı görüşlere saptılar. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, iyi bilsin ki Allah hesabı en seri biçimde görendir.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Şüphe yok ki Allah indinde din, İslâm'dan ibarettir. O kendilerine kitap verilmiş olanların ihtilatta bulunmaları ise kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki mücerret hasetten dolayıdır. İmdi her kim Allah'ın âyetlerine küfür ederse, şüphe yokki Allah Teâlâ Seriü'lhisab'tır.
Suat Yıldırım Meali
Allah katında hak din, İslâm'dır. O Ehl-i kitabın ihtilâfları, kendilerine gerçeği bildiren ilim geldikten sonra, sırf aralarındaki haset ve ihtiras yüzünden olmuştur. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilsinler ki, Allah onların hesabını çabuk görür. [2, 112]*
Süleyman Ateş Meali
Allah katında din, İslamdır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf aralarındaki aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar ederse, bilsin ki Allah, hesabı çabuk görendir.
Süleymaniye Vakfı Meali
Allah katında din, İslam’dır.[1] Kendilerine kitap verilenler, bu ilim[2] geldikten sonra, sırf birbirlerine hakimiyet kurma çabaları yüzünden ihtilaf çıkarırlar. Kim Allah'ın âyetlerini görmezlikten gelirse, Allah onun hesabını hızlı görür.*
Şaban Piriş Meali
Allah katında din İslam'dır. Kendilerine kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki kıskançlık ve başkaldırı yüzünden ihtilafa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar edip tanımazsa Allah, hesabı çok seri bir şekilde görendir.
Ümit Şimşek Meali
Allah katında hak din İslâmdır. Kendilerine kitap verilmiş olanlar ise, onlara bilgi ulaştıktan sonra, sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse bilsin ki, Allah'ın hesap görmesi pek çabuktur.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Allah katında din İslam'dır/barış ve esenlik için Allah'a teslim olmaktır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık/doymazlık/azgınlık/denge noktasından sapma/yalancılık/zulüm/kibir/zinakârlık yüzünden ihtilafa düştü. Kim Allah'ın ayetlerine nankörlük/Allah'ın ayetlerini inkâr ederse, Allah, hesabı çabucak görecektir.
Bunyadov-Memmedeliyev
Allah yanında (haqq olan) din, əlbəttə, islamdır. Kitab verilmiş şəxslər (yəhudilər və xaçpərəstlər) ancaq (bu dinin həqiqi olduğunu) bildikdən sonra aralarındakı paxıllıq üzündən itilafa (ayrılığa) başladılar. Allahın hökmlərini inkar edənlərlə, şübhəsiz ki, Allah tezliklə haqq-hesab çəkəcəkdir.
M. Pickthall (English)
Lo! religion with Allah (is) The Surrender (to His will and guidance). Those who (formerly) received the Scripture differed only after knowledge came unto them, through transgression among themselves. Whoso disbelieveth the revelations of Allah (will find that) Lo! Allah is swift at reckoning.
Yusuf Ali (English)
The Religion before Allah is Islam (submission to His Will): Nor did the People of the Book dissent therefrom except through envy of each other(359), after knowledge had come to them. But if any deny the Signs of Allah, Allah is swift in calling to account.*


Bana bu ayeti mesela bu kişi ya lış tercüme etmiştir diyebilirmisiniz?
Bunu demeniz için birinin tercümesi Allah katında yaşamanız istenen din islam değildir demesi lazım.

Gelelim tartışmalı bazı konulara, onlarda kültürel kirlenmişlik ve mevcut durumuzdan düşünsel duruşumuzdan kaynaklı bir çıkarsınımdır.
Zihnimizde olanı kurana okutmaya çalışıyoruz. Oysa Vahyin bir amacı bir söylem ve hedefi var, buna yoğunlaşmıyoruz. Bu iki taraf içinde geçerli.

Bana göre art niyet değil, Yetersiz araştırma ve kelime kavramlara yeterli hakim olamayıp ile dilin aktarım kurallarını bilmeyişteb kaynaklanmaktadır.
 
Katılım
28 Kas 2020
Mesajlar
6
Tepkime puanı
6
Cinsiyet
Sevgili Qasem,

Şeytana inanmamdan söz etmişsin; ancak ben şeytana inanıp inandığımı HİÇ SÖYLEMEDİM. Yazmış olduğum cevapta, şeytan, sadece METAFOR OLARAK kullanılıyor. "Şeytan da olsa, melek de olsa fark etmez" DEYİP DURMAMDAN DA, BU, ZİYADESİYLE BELLİ BENCE.

Bunu da açıklayayım madem: "9 doğru ve 1 yanlış" meselesi de, "en kötü niyetli kişinin bile, yem olarak atılmış dahi olsa, doğruları olabilir" anlamında.

Dahası, aynı cevapta, Allah kavramının ne kadar KİŞİSELLEŞTİRİLDİĞİNE DEĞİNMİŞİM. Bunun üzerine kalkıp şeytanı mı kişiselleştireceğim? Takdir edersin ki, BAYAĞI BİR ŞUURSUZ OLMAM GEREKİR BÖYLE BİR ÇELİŞKİYE DÜŞMEM İÇİN. Kaldı ki konumuz şeytan bile DEĞİLDİ...

Herkesi dinleyip aklıma akıl süzgecime uyanı almak yerine dinleyip analiz edip en doğru olanı almayı tercih etmeliyiz. Akıl süzgecimizden geçmiyor diye bir doğruyu kabul edememezlik yapamayız. Doğruyuda yanlışında ispat etmek zorundayız. Bizim akıl süzgecimizden geçmemesi doğru olmadığı anlamı taşımaz.

Gelelim yukarıdaki alıntıya. Virgül eklemek dışında, HİÇ DEĞİŞTİRMEDEN ilk cümleni yazıyorum: "Herkesi dinleyip aklıma, akıl süzgecime uyanı almak yerine, dinleyip, analiz edip, en doğru olanı almayı tercih etmeliyiz" demişsin. ANALİZ ETMEK VE EN DOĞRU OLANI ALMAK ANCAK AKILLA OLUR ZATEN. Bu cümledeki çelişkiyi bir tek ben görmüyorumdur umarım şu anda. Akıl süzgecimizden geçirmeden, neyin "doğru" olduğunu bilemeyiz ki. Başkalarının "doğru" dediklerini takip eden koyunlar olmak ayrı bir şey... ÇIKIŞ YOK KISACASI. Dediğim şeye çıkıyor her yol: İNSAN, DOĞRUYU ANCAK KENDİ İÇİNDE BULABİLİR. KENDİ AKIL VE KALBİ İLE. Aksi takdirde, sadece "doğru" denileni körü körüne takip eden bir koyun olur.

NEDEN ANLATAMIYORUM? NEDEN BU KADAR AÇIKLAMA YAPMAM GEREKİYOR? NEDEN YANİ? NEDEN? :)

Maalesef bunu da açıklamam gerek sanırım: "Süzgeç" ifadesi, en başından beri "SORGULAMA" anlamında kullanılmıştır. "KENDİ AKIL VE KALBİN İLE SORGULA, SANA DAYATILAN "DOĞRU"LARI KOYUN GİBİ ALMA" anlamı çıkıyor haliyle "kişi, söylenenleri kendi akıl ve kalp süzgecinden geçirerek doğruyu bulmalı" ifademden... TEKRAR VE TEKRAR AÇIKLAYAYIM AYNI ŞEYİ, BİN FARKLI ŞEKİLDE. ÇOK EĞLENİYORUM...

Ayrıca, "kalp" kısmını atlayıp, "akıl" kısmını alman dikkatimden hiç kaçmadı. Oysa ki ben ISRARLA "AKIL VE KALP" dedim. Şimdi de atladığın o "KALP'İN" önemini sana göstermek istiyorum.

"Kadının anneliğine yapılan vurgu ajitasyondur." yazmıştın ve özetle "Bir kadının değerli olması için anne olmasına gerek yoktur" demek istemiştin. KUŞKUSUZ... Fakat, "kadın annedir" demenin ASLEN ne anlama geldiğini görebiliyor musun gerçekten? "Bir kadının değerli olması için anne olması gerekir" anlamına GELMİYOR bu. LÜTFEN DİKKAT, şu anlama geliyor: "KADIN ANNEDİR; YANİ HER İNSAN ANNEDEN ÇIKAR. YANİ, HER İNSANIN BİRİNCİL EĞİTMENİ, BİRİNCİL ÖĞRETMENİ ANNEDİR"

Bu anlamı neden göremediğini biliyor musun peki? Çünkü, senin baktığın yer, bu perspektifi kapsamıyor.

Seni tenzih ederek belirtiyorum: Kalbi aptal bir şey sanıyorsak, acilen kendimize tokat atalım. KALBİN DE BİR ZEKASI VARDIR VE ÇOK DA ÜSTÜN BİR ZEKADIR. HİÇBİR ŞEYİN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ OLMADIĞINI GÖSTEREN DE ODUR; MESELELERİN ÖZÜNÜ İFŞA EDEN DE ODUR; PARÇALARI BİRLEŞTİRİP BÜYÜK RESMİ GÖSTEREN DE ODUR.

Ellerine, emeğine sağlık, Qasem. Olur da bir insan bu yazıyı okur diye emek vermişsin elinden geldiğince... Süper-kahraman gibi de bir insansın özel yeteneklerin ve zekan ile. Seni her zaman takdir ettiğimi bilirsin... Fakat senin cevaplarını görünce aklımdan tek geçen soru: "NEDEN BİRBİRİMİZİ ANLAMAK İSTEMİYORUZ?" oldu. Hadi her şeyi geçtim; oradaki "şeytan ve melek" ifadelerinin metafor şeklinde kullanıldığı o kadar açıktı ki...

O yüzden, ben DOYDUM. Üstteki Pokemon'a ve sana selamlar olsun. Ben, kalabalıktan hiç haz etmediğimi anladım bir kere daha. "Kalabalık" ne demektir, onun açılımını da yapayım mı? Sadece bir ipucu vereceğim, açıklamak yerine: TEK BİR İNSAN DAHİ, "kalabalık" oluşturabilir bir kişinin yanında...

Şimdi sonsuza dek susuyor ve veda ediyorum. Adın kadar emin olabilirsin ki, her denilene verecek bir cevabım var. Çünkü, gerçeği gören zaten bir şey demez katılmak dışında. Benim cevaplarım da haliyle, aslında cevap bile DEĞİL, "AÇIKLAMA VE DÜZELTME" olacağı için, DAİMA HAZIRLAR. Fakat, dünyada ele alınması gereken bunca sorun varken, kendi "karizmalarını" düşünen ve sırf onun çizilmemesi için, karşıdakini anlama odaklı değil de ona cevap verme odaklı, tek kişilik insanlar olmayalım, değil mi?

Görmek istediğine bakanlara hallerini anlatmanın ne kadar anlamsız olduğunu anladım. Herkes halinden memnun zaten, neden böyle konular açıyorsam? :) Bana sonsuza dek müsaade. Kim isterse kral olsun, yeter ki bana uzak olsun. Buyurun, keyifli karizmalar...
 

Kalpin

İslambol
krARYI
Katılım
1 May 2020
Mesajlar
5,115
Tepkime puanı
5,529
Konum
istanbul
Burç
Balık
Hobim
Rap-Hiphop
İsim
Fatih
Meslek
Özel
Cinsiyet
Medeni Hal
DisPVx
Takım
O8yPI5
"NEDEN BİRBİRİMİZİ ANLAMAK İSTEMİYORUZ?" oldu. Hadi her şeyi geçtim; oradaki "şeytan ve melek" ifadelerinin metafor şeklinde kullanıldığı o kadar açıktı ki...
Bişi diycem çok uzun yazıldığı için ben kendimi veremiyorum ama önemli değil.. sesli konferans tarzı bir katılımınız olursa katılmak isterim anlatırım tüm sorularınızada kendimce sizi ikna etmek degiil ama kendi inandığımı açıklamak için bir gayret sarfederim..


burda kullandığınız cümle aslında dogru tespit .. Hadi her şeyi geçtim; oradaki "şeytan ve melek" ifadelerinin metafor şeklinde kullanıldığı o kadar açıktı ki... ama lakin :D bakın benim zamamnında takıldıgım bir yer vardı.. Allah kuranda kendisinden bahsederken rabbiniz der.. allah der .Allah ile rab' iki farklı birşey gibi anlatılır.. musanın Allahı ile Muhammedin Allahı farklı gibi bir analtım vardır.. her peygambere inen vahiyi farklı anlatır bir biz der biz allah der birde rab der.. bu meteforlar arasındaki şeytan melek haricinde bu metaforlar hiç aklınıza takıldımı merak ettim.
 
Katılım
3 May 2020
Mesajlar
4,541
Tepkime puanı
9,068
Konum
Bingöl
Web sitesi
forumkalemi.com
Burç
Akrep
İsim
Murat
Cinsiyet
Takım
jXd4NV
Sevgili Sevin :)
Benim derdimin karizma olmadığını pekala biliyorsun. Benim derdim hakikatin çizgisine ulaşmak ve bu yolda yol alırken söylenene her sözü analiz etmek irdelemek üzerine konuşmak, kendimin ve başkalarının bu vesileyle bişeyler öğrenmesi için çalışmak çabalamaktır.

Gelelim konuya niyetim konuya tekzip yazmak değil, öyle olsaydı tek tek alıntılar bu şundan şu bundan dolayı yanlıştır der temel tekzip metni oluştururdum.

Şeytan yada melek metafor olarak düşünükae bile sonuçta aynı şeye tekabul eder. Gerçekte var olmayan herşeyi metafor yani mecazen ele alırız. Bende o benzetmeki inançla alakam olmadığını beyan ettim. Yani senin şeytana inanmanla alakalı değil kendi düşünce biçimini anlatmak istedim. :)
Başkalarının doğruları bizim doğruluk süzgecimizxen geçtiği sürece ablam bulur varsın içine yanlışları sürüyle serpiştirsin. Yani demem o ki bilgiye ulaşma yolumuz inceleme araştırmadır. Mesela kavram ele almışız değilmi ilk konuda.
Bu kavrama yazar bir anlam yüklemiş başkalarında başka anlam.
Peki ben hangisini alacam. Burada akıl süzgeci düşünmekten ötesi olabilmeli...
Yazar manayı nereden aldı, ne için o anlamı seçti. Kavramın ilk ve gerçek anlamı neydi. Tarihi süreç içinde nasıl bir değişime yada anlam kaymasına uğradı, o dönemde hangi anlamda kullanılıyorsa. Sosyal vekültürel hayatta karşılığı neydi?
Eğer bize yazarın kaynakları bu cevabı veriyorsa ozaman biz bunu alır zihin dünyamızda işler hayatımızda yer edindiririz. Anlatmak istediğim bu. Yani niyetim eleştirmek değil doğruya ulaşmaktır. Her önümüze konanı almamak gerektiğini senin ve yazarın dediği şekilde analiz ediyorum. Yazarı ve seni verdiğin bilgi açısından zihinsel olarak analiz ediyorum karşılıklı konuyu konuşuyoruz. Başka bir niyet yok.

İkinci paragrafta bahsettiğin çelişki bana göre asıldır. Sadece akıl değil, akıl ve nakil...
Biz tarihin içindeki bir bilgiyi akıl süzgecinden geçirmeden önce bakle bakarız. Kim demiş, neden demiş, nerden almış, kanıtı ne? Bu sorularla ana kaynağa ulaştıktan sonra o bilgiyi o süreçte akıl süzgecinden yoğururuz. Yani akıl tek başına iş görmez.

Konuyu ana hatlarıyla madde madde konuşabiliriz.
Bu anlamda çok daha geniş bir perspektiften baktığımıda biliyorsun.

Birbirimizi anlamasak bu karşılıklı soru cevaplar olmazdı. Ben seni anlıyorum sende beni anla :)
Diyorsun ki murat Kayıtsız şartsız bu bilgiye inansın.
İman nedir bilirmisin. İmn aklın inanması kalbinde mutmain olmasıdır. İman ve kalp beraber hareket eder. Şimdi akıl süzgecime takılan bilgiyi kalbe nasıl göndereyim.

Yani ben konuşurum, araştırırım, sözün en güzel ve en doğru olanına uyarım. İnanmak bir süreç işidir. Bunu biliyorsun.

Kalabalıklarda kaçana gerek yok. Konuşmak daha evladır...
 

Forumda daha fazla yararlanmak için giriş yapın yada üye olun!

Forumdan daha fazla yararlanmak için giriş yapın veya kayıt olun!

Kayıt ol

Forumda bir hesap oluşturmak tamamen ücretsizdir.

Şimdi kayıt ol
Giriş yap

Eğer bir hesabınız var ise lütfen giriş yapın

Giriş yap