-
- Katılım
- 1 May 2020
-
- Mesajlar
- 17,791
-
- Çözümler
- 1
-
- Tepkime puanı
- 48,435
-
- Puan
- 113
Düşük kaliteli GDO'lu ürünleri dünya pazarlarında baskın ve temel ürünler haline getirebilmek için aracı bir kuruma ihtiyaç vardı.
1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü (WTO veya DTÖ) böylece kuruldu.
Rocefeller ekibi bu büyük başarıya ulaşmak için 30 yıldır ABD'de sistemli olarak sağlık düzenlemelerini, güvenlik standartlarını ve Tekelleşme yasalarını aşabilmek için uğraşıyordu. Artık ortam müsaitti.
DTÖ merkez büroları İsviçre'nin Cenevre şehrinde sözde tarafsız, manzaralı ve barışçıl bir yerde kuruldu. Ancak barışçıllığı kadar tarafsızlığı da tartışmalıydı. Küresel ölçekteki Tarım şirketlerinin menfaatlerini korumak ve tarım yoluyla elde edilen trilyonlarca dolarlık geliri bu şerketlerin kasasına taşımakla görevliydi.
Arkasına Waşington'u alan DTÖ KENDİ koyduğu krallar çerçevesinde gelişmekte olan ülkelere cezalar ve müeyyidler uygulayabilme kaabiliyetine de sahipti.
Rochefeller gillerin Cargill'inin öncülük ettiği bu örgüt -ABD dahil- ülkelerin ulusal gıda güvenliği kanunlarını düzenliyor, Düşük ücret politilarının devamından, sınırsız yüksek karların tekellerde toplanmasına, gelişmekte olan ülkelerin DÜŞÜK Kaliteli ürünlerin ülkeye girmesini yasaklayan kanunlarının bertaraf edilmesine kadar her alana saldırıyordu. Kar hırsı insan sağlığının çok önündeydi.
Dahası Kürsel Tarım şirketlerinin önünde, yerel devletlerin sağlık ve güvenlik poltikalarının ve milli hassasiyetlerinin engel olmasını istemiyorlardı.
İlk kurbanlar Uruguay ve Irak oldu.
DTÖ'nün Uruguay'da dile getirdiği taleplerin en başında Tarımda DEVLET DESTEĞİNİN kesilmesi ve yerel çiftçileri korumaya yönelik kanunların kaldırılması geliyordu.
William Engdahl, Ölüm Tohumları, 193 (Kısaltılmıştır)
Perde arkasındaki oyunu görmeden bu ülkede;
Neden devletin ÇİFTÇİNİN hangi tohumu ekip diktiğini bu kadar dert ettiğini,
Neden devletin YAT Sahiplerine motorini vergisiz verirken, Çiftçiden %20 KDV aldığını;
Neden şehirli insanların konutlarına indirimli elektrik verilirken Çiftçilere indirim uygulanmadığını
Neden her çeşit KANSER'de patlama yaşanılan bir ülkede patentsiz ata tohumundan fide üretimine binlerce lira ceza kesilirken tüm marketlerin raflarını süsleyen - 20-30 yıllık vadede farelerde KANSERE neden olduğu ispat edilmiş- GDO'Lu ürünlerin dert edilmediğini
ya da
neden OTİZM'den hipeaktiviteye, Kanserden Alzheimer'a, Çocuklardaki yaşlı hastalıklarından odaklanamama sorununa kadar pek çok sıkıntı ile illiyet kurulan AŞILARIN DEVLET ZORU ile millete neden çakıldığını da anlamak mümkün olmayabilir, sanırım diyor olabilir.
Ahmet Hakan Çakıcı


1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü (WTO veya DTÖ) böylece kuruldu.
Rocefeller ekibi bu büyük başarıya ulaşmak için 30 yıldır ABD'de sistemli olarak sağlık düzenlemelerini, güvenlik standartlarını ve Tekelleşme yasalarını aşabilmek için uğraşıyordu. Artık ortam müsaitti.
DTÖ merkez büroları İsviçre'nin Cenevre şehrinde sözde tarafsız, manzaralı ve barışçıl bir yerde kuruldu. Ancak barışçıllığı kadar tarafsızlığı da tartışmalıydı. Küresel ölçekteki Tarım şirketlerinin menfaatlerini korumak ve tarım yoluyla elde edilen trilyonlarca dolarlık geliri bu şerketlerin kasasına taşımakla görevliydi.
Arkasına Waşington'u alan DTÖ KENDİ koyduğu krallar çerçevesinde gelişmekte olan ülkelere cezalar ve müeyyidler uygulayabilme kaabiliyetine de sahipti.
Rochefeller gillerin Cargill'inin öncülük ettiği bu örgüt -ABD dahil- ülkelerin ulusal gıda güvenliği kanunlarını düzenliyor, Düşük ücret politilarının devamından, sınırsız yüksek karların tekellerde toplanmasına, gelişmekte olan ülkelerin DÜŞÜK Kaliteli ürünlerin ülkeye girmesini yasaklayan kanunlarının bertaraf edilmesine kadar her alana saldırıyordu. Kar hırsı insan sağlığının çok önündeydi.
Dahası Kürsel Tarım şirketlerinin önünde, yerel devletlerin sağlık ve güvenlik poltikalarının ve milli hassasiyetlerinin engel olmasını istemiyorlardı.
İlk kurbanlar Uruguay ve Irak oldu.
DTÖ'nün Uruguay'da dile getirdiği taleplerin en başında Tarımda DEVLET DESTEĞİNİN kesilmesi ve yerel çiftçileri korumaya yönelik kanunların kaldırılması geliyordu.
William Engdahl, Ölüm Tohumları, 193 (Kısaltılmıştır)
Perde arkasındaki oyunu görmeden bu ülkede;
Neden devletin ÇİFTÇİNİN hangi tohumu ekip diktiğini bu kadar dert ettiğini,
Neden devletin YAT Sahiplerine motorini vergisiz verirken, Çiftçiden %20 KDV aldığını;
Neden şehirli insanların konutlarına indirimli elektrik verilirken Çiftçilere indirim uygulanmadığını
Neden her çeşit KANSER'de patlama yaşanılan bir ülkede patentsiz ata tohumundan fide üretimine binlerce lira ceza kesilirken tüm marketlerin raflarını süsleyen - 20-30 yıllık vadede farelerde KANSERE neden olduğu ispat edilmiş- GDO'Lu ürünlerin dert edilmediğini
ya da
neden OTİZM'den hipeaktiviteye, Kanserden Alzheimer'a, Çocuklardaki yaşlı hastalıklarından odaklanamama sorununa kadar pek çok sıkıntı ile illiyet kurulan AŞILARIN DEVLET ZORU ile millete neden çakıldığını da anlamak mümkün olmayabilir, sanırım diyor olabilir.
Ahmet Hakan Çakıcı

