-
- Katılım
- 1 May 2020
-
- Mesajlar
- 17,721
-
- Çözümler
- 1
-
- Tepkime puanı
- 48,325
-
- Puan
- 113
Çok okumak gerçekten işe yarıyor mu?
Söyleyeceklerim şahsi kanaatimdir. Herkesin kanaati farklı olabilir.
Çok kitap okuyanlar ikna olmuyor maalesef. Kur'ân'dan bir ayet söylüyorsunuz ama o konuyla ilgili okuduğu kitaplardaki bilgiler ayetin önüne geçiyor. Ayeti felsefe ile düşünüyor ya da etkisinde kaldığı kitap ile değerlendiriyor.
Çok farklı okumaları olan biri için namazın, orucun, haccın değeri de düşüyor. Ona göre yaratıcı ile bağ kurmak için ibadete ve şekle gerek yok. Getirdiği örnekler kitaplardan, edebiyattan ve sanattan... Yani kendisini dine karşı savunuyor.
Bir konuda felsefi bilgim yoksa o konudan bahseden ayet veya hadis benim için nettir. Bu ayetin veya hadisin bendeki etkisi güçlüdür. Ayet veya hadis beni yönlendiriyor. Fakat felsefe ya da ideoloji baskısı altında kaldığım bir konuda ayet veya hadis beni diğer ayetler kadar etkilemiyor. Muhtemel sebebi ise gereksiz malumatların etkisi altında kalmamdır.
Irkçılık marazına yakalanmamış bir gencin "hepiniz Adem'densiniz. Adem ise topraktandır" hadisi etkili iken, önce Irkçılığı öğrenen ya da Irkçılığı tetikleyen kitaplar okuyan bir gence bu hadis aynı etkide bulunmuyor. Diğer tüm konularda da durum aynıdır.
Kadına ve etkeğe "halvet" konusunu anlatamıyoruz. Ayet de hadis de etkisiz kalıyor. Çünkü kendini felsefi, edebi, sanatsal cümleler ile savunuyor. Okuduğu kitaplardan örnekler veriyor. Neredeyse ikna edecek oluyor.
Kur'ân’ı çok okumak önemlidir. Merkeze onu almak gerekiyor. Resulullah'ı merkeze almak gerekiyor. Aksi halde Kur'ân’ın yerine başka Kuranlar, Resulullah'ın yerine başka resuller (!) geçiyor.
Belki de bu yüzden Resulullah Efendimiz Hz. Ömer'in Tevrat metinlerini okumasını hoş karşılamadı. Bir de şu olay var. İslam kültürüne israiliyat denilen İslam dışı dini bilgiler, sonradan Müslüman olanlar aracılığıyla girdi. İslam'a girerken yanlarında Tevrat'tan, İncil'den, Zebur'dan ya da diğer dini metinlerden bilgilerle geldiler. İslam bu bilgilerle kirlendi. Zamanla da bu bilgiler İslam öğretileri zannedildi.
İslam'a gelen soyutlanarak, soyunarak, çıplak ve aç gelmeli. İslam ona düşünce de verir, elbise de verir, yemek de verir. Kafası milyon düşünce ile karnı tok, sırtı pek birine İslam bir şey vermez...
Murat Padak
Şanlıurfa Dini İhtisas Merkezi
Söyleyeceklerim şahsi kanaatimdir. Herkesin kanaati farklı olabilir.
Çok kitap okuyanlar ikna olmuyor maalesef. Kur'ân'dan bir ayet söylüyorsunuz ama o konuyla ilgili okuduğu kitaplardaki bilgiler ayetin önüne geçiyor. Ayeti felsefe ile düşünüyor ya da etkisinde kaldığı kitap ile değerlendiriyor.
Çok farklı okumaları olan biri için namazın, orucun, haccın değeri de düşüyor. Ona göre yaratıcı ile bağ kurmak için ibadete ve şekle gerek yok. Getirdiği örnekler kitaplardan, edebiyattan ve sanattan... Yani kendisini dine karşı savunuyor.
Bir konuda felsefi bilgim yoksa o konudan bahseden ayet veya hadis benim için nettir. Bu ayetin veya hadisin bendeki etkisi güçlüdür. Ayet veya hadis beni yönlendiriyor. Fakat felsefe ya da ideoloji baskısı altında kaldığım bir konuda ayet veya hadis beni diğer ayetler kadar etkilemiyor. Muhtemel sebebi ise gereksiz malumatların etkisi altında kalmamdır.
Irkçılık marazına yakalanmamış bir gencin "hepiniz Adem'densiniz. Adem ise topraktandır" hadisi etkili iken, önce Irkçılığı öğrenen ya da Irkçılığı tetikleyen kitaplar okuyan bir gence bu hadis aynı etkide bulunmuyor. Diğer tüm konularda da durum aynıdır.
Kadına ve etkeğe "halvet" konusunu anlatamıyoruz. Ayet de hadis de etkisiz kalıyor. Çünkü kendini felsefi, edebi, sanatsal cümleler ile savunuyor. Okuduğu kitaplardan örnekler veriyor. Neredeyse ikna edecek oluyor.
Kur'ân’ı çok okumak önemlidir. Merkeze onu almak gerekiyor. Resulullah'ı merkeze almak gerekiyor. Aksi halde Kur'ân’ın yerine başka Kuranlar, Resulullah'ın yerine başka resuller (!) geçiyor.
Belki de bu yüzden Resulullah Efendimiz Hz. Ömer'in Tevrat metinlerini okumasını hoş karşılamadı. Bir de şu olay var. İslam kültürüne israiliyat denilen İslam dışı dini bilgiler, sonradan Müslüman olanlar aracılığıyla girdi. İslam'a girerken yanlarında Tevrat'tan, İncil'den, Zebur'dan ya da diğer dini metinlerden bilgilerle geldiler. İslam bu bilgilerle kirlendi. Zamanla da bu bilgiler İslam öğretileri zannedildi.
İslam'a gelen soyutlanarak, soyunarak, çıplak ve aç gelmeli. İslam ona düşünce de verir, elbise de verir, yemek de verir. Kafası milyon düşünce ile karnı tok, sırtı pek birine İslam bir şey vermez...
Murat Padak
Şanlıurfa Dini İhtisas Merkezi
