Yeni Şafak’ın Ağustos 2023’teki “Biri bu doktorları durdursun” haberinden bu yana sekiz yazıyla gündeme taşıdığım Çapa Tıp Fakültesi’ndeki 18 yaş altı cinsiyet müdahalelerinde kritik bir eşiğe gelindi.
Bana o günlerde “Maalesef benim gücüm yetmiyor” yanıtını veren de oldu, “az sabret, üzeri örtülüyor gibi görünse de devlet aklı derinden çalışır” diyen de.
Ama şunu net gördüm: Çapa’daki cinsiyet ameliyatlarının üzerini birileri örtmek istiyordu.
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun iki yıl önce başlattığı soruşturma tamamlandı. Müfettiş raporu, delillerin karartılmak istendiği, “etik ve yasal çerçeve” denilerek geçiştirilen müdahalelerin hukuksuzluğunu tescilledi. Rapora göre; Çapa’daki operasyonlar kanunlara ve tıbbi müdahale şartlarına aykırı yapılmış. 18 yaş altı ve henüz 18’ini doldurmuş 22 gence yönelik işlemlerde etik, tıbbi ve hukuki ihlaller tek tek tespit edilmiş.
Rapordaki detaylar sarsıcı: Mevzuat onamlarının alınmadığı, ergenlik durdurucu ilaçlar ve zıt cinsiyet hormon tedavilerinin psikiyatrik süreçler tamamlanmadan uygulandığı saptanmış. Daha da vahimi; tıbbi zorunluluk bulunmadan, ruh sağlığı raporu dahi alınmadan 18 yaş altı çocukların meme dokularının alındığı, geri dönüşü olmayan doku kayıplarına ve emzirme kabiliyetinin yok edilmesine sebep olunduğu raporlanmış. Bu işlemlerin “suç teşkil ettiği” ve adli mercilere bildirilmesi gerektiği kanaatine varılmış.
Süreç bundan sonra yargıda ilerleyecek.
Türkiye’de cinsiyet disforisi tanısı ve buna bağlı tıbbi süreçlerin hangi standartlara göre yürütüldüğü, özel merkezlerde yapılan operasyonların denetimi, hormon ilaçlarının temin süreçleri, sağlık turizmi kapsamında gerçekleştirilen ameliyatlar ve bu alanda oluşan “sektörel ilişkiler” ağı da gündeme gelebilir.
Bir gazeteci olarak şunu da ifade etmek istiyorum: Geriye dönük incelemelerde artık telafisi mümkün olmayan çok sayıda ihmal ve usulsüzlüğün ortaya çıkması büyük olasılık.
Şu soruların yanıtı elzem:
Bu müdahalelere hangi idari çerçevede onay verildi?
Hakemli dergideki o makale başka merkezlere referans oldu mu?
Takipçisi olmaya devam edeceğim…
Sizlerden ricam; bu içeriği her yere yaymanız olacak.
Ersin Çelik

Bana o günlerde “Maalesef benim gücüm yetmiyor” yanıtını veren de oldu, “az sabret, üzeri örtülüyor gibi görünse de devlet aklı derinden çalışır” diyen de.
Ama şunu net gördüm: Çapa’daki cinsiyet ameliyatlarının üzerini birileri örtmek istiyordu.
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun iki yıl önce başlattığı soruşturma tamamlandı. Müfettiş raporu, delillerin karartılmak istendiği, “etik ve yasal çerçeve” denilerek geçiştirilen müdahalelerin hukuksuzluğunu tescilledi. Rapora göre; Çapa’daki operasyonlar kanunlara ve tıbbi müdahale şartlarına aykırı yapılmış. 18 yaş altı ve henüz 18’ini doldurmuş 22 gence yönelik işlemlerde etik, tıbbi ve hukuki ihlaller tek tek tespit edilmiş.
Rapordaki detaylar sarsıcı: Mevzuat onamlarının alınmadığı, ergenlik durdurucu ilaçlar ve zıt cinsiyet hormon tedavilerinin psikiyatrik süreçler tamamlanmadan uygulandığı saptanmış. Daha da vahimi; tıbbi zorunluluk bulunmadan, ruh sağlığı raporu dahi alınmadan 18 yaş altı çocukların meme dokularının alındığı, geri dönüşü olmayan doku kayıplarına ve emzirme kabiliyetinin yok edilmesine sebep olunduğu raporlanmış. Bu işlemlerin “suç teşkil ettiği” ve adli mercilere bildirilmesi gerektiği kanaatine varılmış.
Süreç bundan sonra yargıda ilerleyecek.
Türkiye’de cinsiyet disforisi tanısı ve buna bağlı tıbbi süreçlerin hangi standartlara göre yürütüldüğü, özel merkezlerde yapılan operasyonların denetimi, hormon ilaçlarının temin süreçleri, sağlık turizmi kapsamında gerçekleştirilen ameliyatlar ve bu alanda oluşan “sektörel ilişkiler” ağı da gündeme gelebilir.
Bir gazeteci olarak şunu da ifade etmek istiyorum: Geriye dönük incelemelerde artık telafisi mümkün olmayan çok sayıda ihmal ve usulsüzlüğün ortaya çıkması büyük olasılık.
Şu soruların yanıtı elzem:
Takipçisi olmaya devam edeceğim…
Sizlerden ricam; bu içeriği her yere yaymanız olacak.
Ersin Çelik
